• Advertisement
article thumbnailGür: Evet, ters tepmeye başladı

Adil Gür: Referandum Cumhurbaşkanlığı provası

article thumbnailMHP'de 'evet' depremi

Kurucular Kurulu'ndan zehir zemberek bildiri!

article thumbnail'Giderek daha despotik hale geliyor'

Eleştirmenler Erdoğan'ın giderek despotik hale geldiğini ve değişikliklerin de içten...

Kent-Gündem

article thumbnaiHayır broşürü dağıtanlara linç girişimi

Pazar, 05 Eylül 2010

Antalya'nın Serik İlçesi'ne bağlı Belek Beldesi'nde referandum çalışmaları kapsamında...

Diğer Yazılar

Dizi

article thumbnaiTanıdığım Yüzler- Ataol Behramoğlu

Cumartesi, 26 Eylül 2009

Müthiş bir kıskançlık duydum o anda. Bizim Mazlum, koskoca Ataol Behramoğlu’na, sıradan bir arkadaşıyla selamlaşır gibi selamlaşıyor, hatta yanına gitmeye bile gerek...

Diğer Yazılar

Medya Magazin

article thumbnaiMine Kırıkkanat Vatan'dan kovuldu

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Yuvacan Mine Kırıkkanat'a gönderdiği veda yazısında "çıkartılma" kararının sebeplerini nasıl açıkladı?

Diğer Yazılar
Dink cinayetinde yeni skandal PDF Yazdır E-posta
Salı, 09 Şubat 2010
ImageHrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki 12 duruşmada dinlenilmesi planlanan gizli tanığın polis tarafından mahkemeye getirilmesi unutuldu. Hrant Dink ailesinin avukatları, cinayetin ''Kafes Eylem Planı'' doğrultusunda işlenip işlenmediğinin araştırılmasını talep etti.

 

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 5'i tutuklu 20 sanık hakkında açılan davanın 12. duruşmasında, Dink ailesinin avukatları, dinlenen 3 tanıkla ilgili suç duyurusunda bulunulması ve 2 tanığın da tutuklanmasını talep etti.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde, ara verilmesinin ardından tekrar başlayan duruşmada, müdahil avukatlardan Hakan Karadağ'ın talebi üzerine, Dink cinayetinin meydana geldiği Agos Gazetesi'nin bulunduğu sokaktaki bir banka ve mağazanın güvenlik kameralarına yansıyan olay günündeki görüntüler, projektörle heyete izlettirildi.

Avukat Karadağ, görüntülerde görünen beyaz gömlekli ve siyah ceketli şüpheli bir şahsa dikkat çekerek, telefonla konuşan ve şüpheli hareketleri olan şahsın, Hrant Dink'in öldürülmeden önce bankaya girdiği sırada oradan uzaklaştığını, Samast'ın kaçtığı tarafı işaret ettikten sonra inşaata girerek kaybolduğunu söyledi.

Karadağ, bu kişinin kimliğinin tespit edilerek, baz istasyonu kayıtlarının mahkemeye gönderilmesini talep etti.

Duruşmada, tanıklar Turan Meral, Kaan Gerçek ve Orhan Özbaş, tek tek duruşma salonuna çağrılarak ifade verdi.

Tanıklardan Turan Meral, ''Bayrampaşa'daki Adapark'a giderek, Samast ile tanıştıklarını ve birlikte arabayla gezdiklerini'' söyleyerek, daha sonra birlikte Eyüp'te sahilde oturduklarını, Gazi Mahallesi'ne gittiklerini ve akşam olunca da Ogün Samast'ı dayısına bırakıp eve döndüklerini aktardı.

Tanık Meral, müdahil avukatlarının sorusu üzerine, Ogün Samast'ın herhangi birini öldüreceğini kendisine söylemediğini ve onun silah da göstermediğini ifade etti.

Mahkeme Başkanı Erkan Canak'ın, ''Daha önce savcılığa verdiğin ifadede tam tersini söylemişsin'' diye uyarması üzerine de Meral, ''İnsan içinde bir korku olur. Onu anlatamazsın. Ben hala tedirginlik içindeyim. Eski beyanlarımı kabul etmiyorum'' dedi.

-TANIKLARIN YERLERİ TARTIŞMASI-

Tanık Meral'in, ifadesi alındıktan sonra yerine oturması sırasında, Hrant Dink ailesinin avukatlarından Kezban Hatemi, mahkemeye gelen tanıkların duruşma başlarken sanıkların arasında oturtulduklarını ve sanıklarla tanıkların birbirleriyle ''güzel güzel'' konuştuklarını iddia etti.

Mahkeme Başkanı Canak da duruşma başında tanıkların sanıkların yanında oturmasına izin veren jandarma görevlilerine kızdı.

Müdahil avukatlardan Şiar Rişvanoğlu söz alarak, davanın hassasiyetinin göz önüne alınarak, tanıkları sanıkların yanında oturtan güvenlik görevlileri hakkında, dikkatsizlikleri nedeniyle suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Mahkeme başkanı Canak ile avukat Rişvanoğlu arasında, ses kaydı nedeniyle kısa süreli bir tartışma yaşandığı sırada, yeniden söz alan avukat Kezban Hatemi, duruşma salonundaki yetersizlikle ilgili, ''İnsanlık dışı bir ortamdayız'' dedi. Başkan Canak da duruşma salonun da kendilerinin de aynı sıkıntıları yaşadıklarını belirterek, ''Bu duruşma için çok çalışmama rağmen sağlıklı bir yer bulamadım. Duruşma salonunda görüntülü ve sesli tesisatın kurulmasında da en çok ben uğraştım'' diye konuştu.

-TANIK ORHAN ÖZBAŞ-

Duruşmada ikinci olarak dinlenen tanıklardan Orhan Özbaş, Ogün Samast ile olaydan 9 ay önce internetteki bir okey sitesinde tanıştıklarını, İstanbul'a geldiğini, Adapark'a gidip onu aldıklarını ve ilk kez orada tanıştıklarını belirterek, Samast'ın arabada Hrant Dink'in resmini gösterdiğini ve ''Onu vuracağım'' dediğini söyledi.

Samast'ı bu sözlerinden dolayı önemsemediğini ve şaka zannettiğini söyleyen Özbaş, ertesi gün Hrant Dink'in vurulduğunu öğrendiğinde vuranın Ogün Samast olduğunu anladığını ve babasının telkiniyle kimseye bu durumu anlatmadığını kaydetti. Özbaş, Samast'ın cinayetten sonra kendisini arayarak ''o adamı vurdum'' dediğini de söyledi.

Cinayetten 1 gün önce Adapark'ta buluşmak için arkadaşı Turan Meral'i de kendisinin çağırdığını belirten Özbaş, Mahkeme Başkanı Canak'ın, ''Cinayetten sonra seni neden arıyor'' sorusuna da, ''Arkadaşız diye aradı. Benden bir şey istemedi'' şeklinde cevap verdi.

Diğer tanık Kaan Gerçek ile de görüşüp cinayetin olduğunu ona söylediğini ifade eden Özbaş, soru üzerine, Samast'ı otogarda karşılamadığını ve Samast'ı korktuğu için ihbar etmediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Canak'ın, duruşma salonunda bulunan ve cinayette kullanılan silahı göstererek, ''Gördüğün silah bu muydu?'' sorusu üzerine de Özbaş, ''Ogün'ün silahı bu silahtı'' dedi.

-TANIK KAAN GERÇEK-

Tanıklardan Kaan Gerçek de Orhan Özbaş ile Turan'ın kendisini arayıp, ''Trabzon'dan gelen biriyle görüşmeye gideceklerini'' söylediklerini ve Adapark'a gidip aldıkları Samast'ı gezdirip Gaziosmanpaşa, Eyüp ve Gazi Mahallesi'ne gittiklerini söyleyerek, daha sonra Samast'ı aldıkları yere bırakıp eve gittiklerini anlattı.

Ogün Samast'ın özellikle Orhan ile konuştuğunu ve ona ''Ben buraya adam vurmaya geldim'' dediğini kaydeden Gerçek, Samast'ın şivesinin komik olduğunu ve onun tabancasını da arabadan inerken belinde gördüğünü dile getirdi.

Samast'ın Dink'i öldürdüğünü, Orhan Özbaş'ın eve gelip televizyonu açmasıyla evde öğrendiğini ve bu olaya şaşırdığını aktaran Gerçek, Özbaş'ın kendisine, ''Dün yanımızdaki çocuk vurdu'' dediğini de ifade etti. Gerçek, korktuğu için polise gitmediğini anlattı.

Soru üzerine, ''Adapark'ta Ogün'ü ararlarken, arkadaşları Orhan'ın Ogün ile birlikte arabayla yanlarına geldiğini'' söyleyen Gerçek, onların yakın arkadaş gibi göründüklerini de sözlerine ekledi.

-GİZLİ TANIK MUAMMASI-

Tanık anlatımlarından sonra duruşmada söz alan müdahil avukatları, bugünkü duruşmaya çağrılan gizli tanık ile ilgili süreci Mahkeme Başkanı'na sordular. Başkan Canak da ''Gizli tanığın adliyede olduğuna dair elinde bir not bulunmasına rağmen, gizli tanığın evde olduğu bilgisini aldığını'' söyledi.

Müdahil avukatları, gizli tanığın çağrılarak dinlenmesini talep etti.

-TANIKLAR MERAL VE GERÇEK İLE İLGİLİ TUTUKLAMA TALEBİ-

Söz alan Hrant Dink ailesinin avukatlarından Ergin Cinmen, mahkemede dinlenen 3 tanığın bazı hususları ortaya çıkardığını ve Ramazan Akyürek'in mahkemeye gönderdiği yazıdan, söz konusu 3 tanığın Ogün Samast'ı cinayetten önce otogarda karşıladıklarının anlaşılması gerektiğini belirtti.

Akyürek'in beyanının doğru olması durumunda beyanda bulunan 3 tanığın, cinayet organizasyonuyla bağlantısının ortaya çıkabileceğini, bunun tespiti için Akyürek'e ait yazının sağlıklı anlaşılmasının şart olduğunu ve söz konusu istihbaratın nereden alındığının bilinmesi için Ramazan Akyürek'in mahkeme huzurunda dinlenmesi gerektiğini belirten Cinmen, daha önce de talep ettiği gibi Akyürek'in mahkemeye çağrılarak huzurda dinlenmesini talep etti.

Avukat Cinmen, 3 tanığın da ''Ogün Samast'ın İstanbul'a Hrant Dink'i öldürmek için geldiğini bildirdiklerini'' aktardıklarını belirterek, bu fiilin TCK'nın 278. maddeye tekabül ettiğini ve ihbarda bulunmaları halinde suçun önlenebileceğini iddia etti. Cinmen, TCK 278. madde gereği tanıklarla ilgili suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Duruşmada söz alan, Dink ailesi avukatlarından Bahri Belen de tanıklardan Orhan Özbaş'ın, Ogün'ün karşılanması ve silahını görmek ile ilgili beyanlarının, savcılık soruşturması sırasındaki beyanlarıyla uyuştuğunu belirterek, diğer tanıklar Turan Meral ve Kaan Gerçek'in, ''soruşturmada alınan ifadelerini hatırlamadıklarını'' beyanlarının gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Avukat Belen, ciddi suçla ilgili yalan beyanda bulunan tanıklar Turan Meral ve Kaan Gerçek'in tutuklanmalarını talep etti.

Ara verilen ve yeniden başlanan duruşmada, tutuklu sanıklardan Erhan Tuncel ifade veriyor.

AVUKATLARDAN 'KAFES PLANI'ARAŞTIRMA İSTEĞİ

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 5'i tutuklu 20 sanık hakkında açılan davanın 12. duruşmasında, Hrant Dink ailesinin avukatları, cinayetin ''Kafes Eylem Planı'' doğrultusunda işlenip işlenmediğinin araştırılmasını talep etti.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, müdahil avukatlar mahkemeye 16 sayfalık bir dilekçe verdi.

İstihbarat, polis ve jandarma birimlerinin görevlerini yerine getirmedikleri öne sürülen dilekçede, 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen ''Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmata ilişkin'' iddianamedeki delillerin, Dink cinayeti hakkında yeni ipuçları verdiği savunuldu.

Söz konusu iddianamede tutuklu sanık olarak yer alan emekli Binbaşı Levent Bektaş'ın iş yerinde ele geçirilen DVD'de, 'gizli' ibareli ''Kafes Operasyonu Eylem Planı''nın, ''durum'' başlıklı bölümüne dikkat çekilen dilekçede, şu ifadelere yer verildi:

''Bu belgede 'durum' başlığı altında şu ifadeler yer almaktadır: 'Rahip Santora, Malatya Zirve Yayınevi ve Hrant Dink operasyonları sonrasında, Türkiye?de yaşayan gayrimüslimlerin irticai grupların hedefi olduğu yönünde kamuoyu oluşmuş, ancak AK Parti tarafından karşıt medyanın da desteğiyle söz konusu olayların Ergenekon tarafından organize edildiği şeklinde yoğun propaganda faaliyetlerinde bulunulmuştur.' Burada davamız açısından dikkat çeken husus, Hrant Dink cinayetinden bir operasyon olarak söz edilmesidir.''

Dink cinayetinin tam olarak aydınlatılabilmesi ve örgütün tamamının ortaya çıkarılabilmesi için söz konusu belge ve içeriğinin araştırılmasını isteyen müdahil avukatlar, belgenin birinci sayfasında yer alan ''Uygundur. Kadir Paşa koor. etsin'' şeklindeki ifadeyi yazanın, altına paraf atanın saptanmasını ve TSK'da hiyerarşik olarak talimat verebilecek kişilerin araştırılması'' talebinde bulundu.

-''ÖNLEM ALMAYAN KURUM GÖREVLİLERİ HAKKINDA SORUŞTURMA TALEBİ''-

Hrant Dink'in yaşamının korunması konusunda önlem almadıkları, göz yumdukları ileri sürülen, ''MİT, İstanbul ve Trabzon Emniyet Müdürlükleri, Trabzon Jandarma Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevlileri hakkında soruşturma yapılması'' talep edilen dilekçede, ''Hrant Dink'i hedef gösterilme sürecinde aktif rol alan, hakkında tek tip dilekçelerle suç duyurusunda bulunulmasını ve dava açılmasını sağlayan, duruşmalara örgütlü bir biçimde gelerek Dink ve avukatlarına saldırı eyleminin gerçekleştirilmesini örgütleyen kişilerin araştırılması da'' istendi.

Dilekçede ayrıca, ''Dink cinayetinin gerçek faillerinin gözlerden kaçırılması amacıyla sürekli maniple etmeye çalışanlar, delil gizleyen, delilleri tahrif eden ve sahte belge düzenleyen şahısların araştırılması'' istenirken, ''Akbank güvenlik kamerasında 19 Ocak 2007 sabahına ait görüntülerin kimler tarafından ve nasıl silindiğinin '' araştırılması da talep edildi.

 
< Önceki   Sonraki >

Siyaset

article thumbnailHükümetten yargıya boykot

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Mecliste Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker’in verdiği resepsiyona AKP'yi ve Hükümeti temsilen hiç kimse katılmadı.

Diğer Yazılar
 

Yaşam

article thumbnailAİHM Dink kararını açıklayacak

Pazartesi, 06 Eylül 2010

AİHM; Hrant Dink'in ailesinin yaptığı başvurular ile ilgili bir açıklama yaptı.
+ Full Story

Dİğer Yazılar

MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ

article thumbnailŞarköy'de iki gün...

Şarköy’de yapılacak Hıdrellez şenlikleri kapsamında davetli olduğumu öğrenince...

OĞUZ OYAN

article thumbnailSivil vesayet

Yargının görece bağımsız olduğu koşullardan yürütmenin tam emrinde bir yargıya...

HASAN UYSAL

article thumbnailBu referandum aptalların oranını verecek!

Sanki bu konuşmanın da düzeyi düşük mü? Bu da olabilir; ne yapayım ki konuşanın...

MUSTAFA KİRMAN

article thumbnailSadaka/Yalaka Ekonomisi'nin sonuçları

AKP hükümetinin muhaliflerini yok etmek, susturmak için her türlü yolu...

KEMAL KIRAR

article thumbnailMagazin

Evvela şunu bilelim: "Magazin" kelimesi, Farsça "mağaza"dan bozmadır

MÜMTAZ İDİL

article thumbnailBaykal cumhurbaşkanlığına mı oynuyor?

Emanetçi bir genel başkan ile seçime doğru yürürse CHP  ve bir...

YÜKSEL IŞIK

article thumbnailTarkan'ın Allanoi duyarlılığı, Eroğlu'nun tahammülsüzlüğü!

Tarkan’ın, “oynama şıkıdım, şıkıdım”ın sınırlarının içinde kalmasını...

RAHMİ YILDIRIM

article thumbnailİlhan Selçuk'un ardından

İlhan Selçuk, sadece benim ve benim kuşağımın değil, benden önceki ve sonraki...

SÜLEYMAN YAĞIZ

article thumbnailŞu palavraya bakın!

Asıl düzenlemeler, -paketin kabul edilmesi hâlinde- çıkarılacak uyum yasalarıyla...

UMUT YILMAZ

article thumbnailSıradan faşizm!

Siz evinizde, işyerinizde, sokakta, eşinizle, arkadaşınızla, çocuğunuzla, annenizle,...

AZİZ KONUKMAN

article thumbnailLiranın değer kaybetmesi çözüm değil

Teşhis yanlış olunca, kaçınılmaz olarak çözüm önerisi de gerçek...

KELİME ATA

article thumbnailSaid-i Nursiciler, Said-i Kürdicileri tasfiye edebilecek mi?

Cemaate bağlı polislerin kontrolündeki emniyet, Said-i Kürdici yapılanmalara operasyonlar...

ALİ E. BİLGİN

article thumbnail2009 krizinde sosyal sınıflar

2009’da Milli Gelir yüzde 4,7 azalırken, Türkiye’nin en büyük...

KONUK YAZAR

article thumbnailTürkiye, Dersim'le gurur duyacak mı?- Hüseyin AYGÜN

"Cumhuriyeti kurmakla övünen", "tek dil, tek millet" sloganlarıyla...

 

Kültür Sanat

article thumbnailSanal âlemin kralı Jackson

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Michael Jackson internet üzerinden albümleri en çok indirilen isim oldu.
+ Devamı

Diğer Yazılar

Teknoloji Çevre

article thumbnaiTÜBİTAK BİLGEM kuruldu

Pazartesi, 06 Eylül 2010

TÜBİTAK bünyesinde yer alan TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü ile Bilişim Teknolojileri Ensitüsü güçlerini TÜBİTAK BİLGEM...
Devamı

Dİğer Yazılar