• Advertisement
article thumbnailGür: Evet, ters tepmeye başladı

Adil Gür: Referandum Cumhurbaşkanlığı provası

article thumbnailMHP'de 'evet' depremi

Kurucular Kurulu'ndan zehir zemberek bildiri!

article thumbnail'Giderek daha despotik hale geliyor'

Eleştirmenler Erdoğan'ın giderek despotik hale geldiğini ve değişikliklerin de içten...

Kent-Gündem

article thumbnaiHayır broşürü dağıtanlara linç girişimi

Pazar, 05 Eylül 2010

Antalya'nın Serik İlçesi'ne bağlı Belek Beldesi'nde referandum çalışmaları kapsamında...

Diğer Yazılar

Dizi

article thumbnaiTanıdığım Yüzler- Ataol Behramoğlu

Cumartesi, 26 Eylül 2009

Müthiş bir kıskançlık duydum o anda. Bizim Mazlum, koskoca Ataol Behramoğlu’na, sıradan bir arkadaşıyla selamlaşır gibi selamlaşıyor, hatta yanına gitmeye bile gerek...

Diğer Yazılar

Medya Magazin

article thumbnaiMine Kırıkkanat Vatan'dan kovuldu

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Yuvacan Mine Kırıkkanat'a gönderdiği veda yazısında "çıkartılma" kararının sebeplerini nasıl açıkladı?

Diğer Yazılar
Evrim mi devrim mi karar verin artık PDF Yazdır E-posta
Pazar, 07 Şubat 2010
15 milyar yaşındaki Tanrınız ve onun yarattığı 100 bin yaşındaki insanlığınızı yönlendirecek 1400 senelik bir düşünce sistemini mi kabul edeceksiniz ve ona uygun olarak yaşayacaksınız? Yoksa ilim ve bilim yolunu tercih edecek, dogma denen inanç kalıplarından kurtulup özgür düşünce sahibi bir insana mı dönüşeceksiniz?

 

ImageDr. Erdem ALPTUNA       
                            
Bir insan, özelikle Türk olarak, karar verme aşamasındayız. Evrime mi inanacağız yoksa devrime mi?
Bilinmesi yerinde olur ki nasıl bir bedende iki rakip aşk yaşamaz, bir düşünce sistemi birbirine zıt iki sistemle yaşayamaz.
    Devrim, ihtilal demektir. Bu inanışa göre evreni ve içindeki yıldızları ve gezegenleri ve var olan canlı cansızları bir tanrı “ol “ emri ile bir kerede tam ve mükemmel olarak yaratmıştır. Bu bir düşünce sistemidir ve inananları ona göre düşünür ve konuşma biçimlerini ona göre ayar ederler.
    Evrim ise şimdilik sebebini bilmediğimiz bir patlama ile evrenin 13–15 milyar sene önce başladığı, halen genişlemekte ve büyümekte olduğu, içindeki güneşlerin, gezegen ve canlıların geri dönüşüm modeli içinde tozdan doğup, yaşayıp öldükleri ve tekrar toza döndükleri ve bu maddenin tekrar, tekrar güneşleri ve yaşamı oluşturabildiğidir.  
Gezegenler yakınlarındaki güneşlerden doğmaktadır. Bizin güneşimizin yaşı 6,5 milyar, bizim gezegenimizin yaşı 2 milyar, biz insanların cins olarak yaşı 110 bindir.
    Evrimin hesaplarına göre 16 milyar sene önce evren yoktu. Evren eşittir devrimin yaratıcısı ise o halde tanrının yaşının 15 milyar civarında olması gerekir.
    Artık karar vermek zamanı neden gelmiştir?
    AKP nedeniyle; dindarlar değil dinciler nedeniyle; “Kötü ev sahibi kiracıyı ev sahibi yapar,” derler ya işte bu nedenle.
    Her ülkenin kendi modeli vardır. Türkiye Cumhuriyetinin modeli tek bir insanın rüyasının gerçekleşmesidir. Kemal Atatürk’ün rüyasıdır bu. Halk idaresi yani cumhuriyettir. Cumhuriyet bir dizi evlilik yüzüğü taktırır parmaklara. Yasalar önünde eşitlik, bir ulus devleti, Türk temelli bir kardeşlik gibi. Bu yüzüklerin içinde pırlanta taçlı olanı laikliktir. Yani inanç özgürlüğü ve herkesin inancının bir diğerinin başladığı yerde bitmesi ve devletin dine, dinin devlete karışmaması, kişilerin inancını istediği biçimde uygulaması.
  

 AKP bu ılımlı modeli bitirmiştir.  İslami elbise ve düşünme sistemini baş tacı yapmış, sadece kendileri gibi giyinenlere, düşünenlere devlette iş ve geri kalanına boş vermiştir. İnsanların artık şapkayı önlerine koyup bir karar verme zamanı gelmiştir.
    Anlaşılan hem Atatürk ve hem de Hz. Muhammed birlikte gidemez.
    Öyle ki insan hem Müslüman ve hem de laik olamayacaktır.
    Öyle ki hem batı ve hem de doğu takvimi kargaşadır.
    Anlaşılan hem Türkçe konuşulup hem de Arapça dua ve düşünce ve isim olmuyor.
    Anlaşılan Türklük yerin dibine batırılıp başka uluslar yüceltilmemeli.
    Bu ikiliklerin temelinde yatan etkendir evrime mi yoksa devrime mi inanmak.
    Ya Yaradan’a inanacaksınız veya evrime. İşte o kadar.  

Türk ulusunun geçmişteki yönlendirme nedeniyle çok büyük çoğunluğunun(eski değimle kahir ekseriyetinin) Yaradan’a inandığı görülmektedir. Denilebilir ki bu rakam % 100 dür. Cumhuriyet de bu inancı devam ettirince öyle bir noktaya gelmiştir ki bu inanç onu koruyan Cumhuriyeti ve ilkelerini yok edecektir.
    Ne yapmalı?
    AKP hükümeti kararını vermiştir. Evrim yoktur. Evrim teorisini ilk kez ortaya atan Darwin, AKP yönetiminde Bilim ve Teknik Dergisinden bile çıkartılmış ve yöneticileri baskıya maruz kalmıştır.
    Evrimin adını bile duymaya tahammül yoktur.
    Halkın ise gerçeği bilme ve gerçeği seçme özgürlüğü var mıdır, yok mudur?
    Gerçek doğru gerçek evrim ise devrimi reddetmek özgürlüğü var mıdır yok mudur?
    Kişi olarak bu kararı verme dönemecindedir Türk Halkı. İkisinin bir arada gittiği görülmemiştir ve görülmeyecektir. Yineliyorum, bir bedende birbirine zıt iki aşk yaşayamaz. Ölümcül bir kıskançlıktır bir bedendeki iki aşk.
    Kişileri de öldürür, öldürtür, buna inanan toplumları da ulusları da!
    Karar sizlerindir özgür iradeli bireylerimiz!

15 milyar yaşındaki Tanrınız ve onun yarattığı 100 bin yaşındaki insanlığınızı yönlendirecek 1400 senelik bir düşünce sistemini mi kabul edeceksiniz ve ona uygun olarak yaşayacaksınız?
Yoksa ilim ve bilim yolunu tercih edecek, dogma denen inanç kalıplarından kurtulup özgür düşünce sahibi bir insana mı dönüşeceksiniz?
Unutmayın, ikisi bir arada olmuyor.
Ya o, ya bu. Karar sizlerindir.    
Ya Muhammed’i bırakıp Atatürk’e döneceksiniz.
Ya Allah’a değil evrime inanacaksınız.
Veya Kara Çarşafın karanlığında yok olacaksınız.
Vereceğiniz karar ile birlikte ülkemizin ne olacağı da bellidir.
Fransa veya İsviçre mi yoksa Suudi Arabistan veya Afganistan mı?
Zor ve gecikmiş bir karar. Ama zaman karar zamanıdır.
Devrime inananların nasıl yaşadıklarını ve ülkelerini biliyorsunuz. Müslümanlar ve işte İran, Irak, Afganistan, Mısır vb ortalama 22 Arap ülkesi.
Evrime inananlar ise Birleşik Krallık ve Fransa.
Benim samimi önerim şudur: Artık yoklara inanmayı bırakın, evrimi çalışın, sahte bilime inanmaktan vazgeçin.



Tanrı Bile Yargılanır Bizimkiler Değil

Hile ve hurdayla değil tanrı erdemiyle
Tanrısal esinle konuştuğuna inanılan İsa bile
Söylentilerden ve yargılardan kaçınamadı
Mahkeme hüküm verince canını kurtaramadı

Bundan böyle öyle biline ki diktatörler
Böyle sondan kaçınmanın yolunu bile bilseler
Monarşide belki ama demokraside darağacına giderler
Kakakraside ise onlardır anlı şanlı peygamberler

Demokrasi bir oyundur, halk iradesiyle belirlenen
Kakakrasi ise bir tiyatrodur oyuncuları zenginleşen
Kakakrasi mi uygun demokrasi mi diye sual edersen
Bence ulustur kendisine yakışanı seçen

Eğer cahil bir kimseye seçme hakkını verirsen
Cahillik şarabından içip olurlarsa felaketi seçen
Bu oyunun gerçekten neresinde bilgili olan ben ve sen?
Böyle oyunda demokrasi kakakrasidir öyle bellesen!

Eğer ülkeyi kurtaracak bir Mustafa Kemal yok ise
Eğer sivil toplum örgütlerin susturulmuş ise
Eğer Silahları Kuvvetlerin şaşkın yargının seline kapılmış ise
Ümidimin lambası karardığında, kaçmaktır medeni bir ülkeye

Neden dersen ben kahraman değilim, de ki Yahudi’yim
Ne de bir Kemal Atatürk’ün binde biriyim, ama zekiyim
Madem bin senede bir gelirmiş öylesi, kesilmektense koyun gibi,
Yaşamaktansa hapiste, dışarıyı gözlemektense pencere gibi,
O halde bana kalan korkaklıktır ve özgür yaşamımdır hedefimdeki.

Medeniyetin hangi nişinde küf tutmuş sahte bilim ve din?
Ampulünü mü bulmuş, otomobilini mi çalıştırmış beyinsizin?

    Eninde sonunda, sevgili Türk’ler, eğer evrimi değil de devrimi seçecek olursanız biliniz ki, zeki ve bilimseller yurt dışına kaçacaktır; ülke devrimcilerle birlikte, kara çarşafıyla, kendi garip demokrasisiyle, anarşisiyle, bölünmeyi ve İslamiyet’i yaşayacaktır.
    Allah’ın dediği olacak, Allah Türkleri yok edip Arapları çoğaltacaktır.    
Haydi hayırlısı!

    Kemal Atatürk’ten bir atalog:  
Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır.(4)

Kemal Atatürk’ten bir hadis:

Türk milletinin istidadı ve kesin kararı, medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.(10)

 

Yorumlar  

 
0 #1 mehmet selim 2010-02-18 13:30 Akıl 3 boyutluyu algılar..Allah, Tanrı veya yaratıcı algılanamamalı, algılanabilirse yaratılan olur..Evren, bir tane veya parallel evrenler, kendiliğinden sürekli, ezelden var idiler denemez, hiçbir yaratıcısız teori, varlığın neden varolduğunu, bilinci açıklayamaz, tesadüfler sonucu hayatın varolduğunu iddia etmek, aklı karışık olmak demektir, dünyadaki hayatın çok çeşitliliği ve evrendeki (muhtemelen) tekilliği açıklanamaz. Bazıları yaratıcıyı algılamayınca, canlandıramayın ca inkar yoluna gidiyorlar ama zaten algılanabilen bir varlık yaratıcı olamaz, yaratılanlar ile ilgili sorular yaratıcı için geçerli değildir, yaratıcı mutlak varlıktır, öyle olmalıdır aksi halde evren, hayat, madde, enerji açıklnamaz. Tüme varım, olmayana ergi hangi yöntem olursa olsun bu sonuca götürür. "İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar".. Saygılarımla, Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

Siyaset

article thumbnailHükümetten yargıya boykot

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Mecliste Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker’in verdiği resepsiyona AKP'yi ve Hükümeti temsilen hiç kimse katılmadı.

Diğer Yazılar
 

Yaşam

article thumbnailAİHM Dink kararını açıklayacak

Pazartesi, 06 Eylül 2010

AİHM; Hrant Dink'in ailesinin yaptığı başvurular ile ilgili bir açıklama yaptı.
+ Full Story

Dİğer Yazılar

MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ

article thumbnailŞarköy'de iki gün...

Şarköy’de yapılacak Hıdrellez şenlikleri kapsamında davetli olduğumu öğrenince...

OĞUZ OYAN

article thumbnailSivil vesayet

Yargının görece bağımsız olduğu koşullardan yürütmenin tam emrinde bir yargıya...

HASAN UYSAL

article thumbnailBu referandum aptalların oranını verecek!

Sanki bu konuşmanın da düzeyi düşük mü? Bu da olabilir; ne yapayım ki konuşanın...

MUSTAFA KİRMAN

article thumbnailSadaka/Yalaka Ekonomisi'nin sonuçları

AKP hükümetinin muhaliflerini yok etmek, susturmak için her türlü yolu...

KEMAL KIRAR

article thumbnailMagazin

Evvela şunu bilelim: "Magazin" kelimesi, Farsça "mağaza"dan bozmadır

MÜMTAZ İDİL

article thumbnailBaykal cumhurbaşkanlığına mı oynuyor?

Emanetçi bir genel başkan ile seçime doğru yürürse CHP  ve bir...

YÜKSEL IŞIK

article thumbnailTarkan'ın Allanoi duyarlılığı, Eroğlu'nun tahammülsüzlüğü!

Tarkan’ın, “oynama şıkıdım, şıkıdım”ın sınırlarının içinde kalmasını...

RAHMİ YILDIRIM

article thumbnailİlhan Selçuk'un ardından

İlhan Selçuk, sadece benim ve benim kuşağımın değil, benden önceki ve sonraki...

SÜLEYMAN YAĞIZ

article thumbnailŞu palavraya bakın!

Asıl düzenlemeler, -paketin kabul edilmesi hâlinde- çıkarılacak uyum yasalarıyla...

UMUT YILMAZ

article thumbnailSıradan faşizm!

Siz evinizde, işyerinizde, sokakta, eşinizle, arkadaşınızla, çocuğunuzla, annenizle,...

AZİZ KONUKMAN

article thumbnailLiranın değer kaybetmesi çözüm değil

Teşhis yanlış olunca, kaçınılmaz olarak çözüm önerisi de gerçek...

KELİME ATA

article thumbnailSaid-i Nursiciler, Said-i Kürdicileri tasfiye edebilecek mi?

Cemaate bağlı polislerin kontrolündeki emniyet, Said-i Kürdici yapılanmalara operasyonlar...

ALİ E. BİLGİN

article thumbnail2009 krizinde sosyal sınıflar

2009’da Milli Gelir yüzde 4,7 azalırken, Türkiye’nin en büyük...

KONUK YAZAR

article thumbnailTürkiye, Dersim'le gurur duyacak mı?- Hüseyin AYGÜN

"Cumhuriyeti kurmakla övünen", "tek dil, tek millet" sloganlarıyla...

 

Kültür Sanat

article thumbnailSanal âlemin kralı Jackson

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Michael Jackson internet üzerinden albümleri en çok indirilen isim oldu.
+ Devamı

Diğer Yazılar

Teknoloji Çevre

article thumbnaiTÜBİTAK BİLGEM kuruldu

Pazartesi, 06 Eylül 2010

TÜBİTAK bünyesinde yer alan TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü ile Bilişim Teknolojileri Ensitüsü güçlerini TÜBİTAK BİLGEM...
Devamı

Dİğer Yazılar