• Advertisement
article thumbnailAyrımcısın, bölücüsün, kınıyor ve uyarıyoruz

Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Gümüş, Alevilere yönelik sözlerinden dolayı...

article thumbnailYARSAV duvarında telekulak

Tarhan: Duvarın içinden kalorifer odaklı sesler geliyordu. Dinlendiğimizi tespit ettik.

article thumbnailAvrupa'dan 'Evet'e iki çekince

Avrupa Komisyonu, Türkiye’de anayasa paketi konusunda endişelerini kendilerine aktaran...

Kent-Gündem

article thumbnaiHacettepe Hastanesi'nde skandal

Çarşamba, 08 Eylül 2010

İşçiler maaşını istiyor. Hastalara yemek verilmiyor, kanları taşınmıyor, röntgene...

Diğer Yazılar

Dizi

article thumbnaiTanıdığım Yüzler- Ataol Behramoğlu

Cumartesi, 26 Eylül 2009

Müthiş bir kıskançlık duydum o anda. Bizim Mazlum, koskoca Ataol Behramoğlu’na, sıradan bir arkadaşıyla selamlaşır gibi selamlaşıyor, hatta yanına gitmeye bile gerek...

Diğer Yazılar

Medya Magazin

article thumbnaiGazetecilere gri pasaport

Perşembe, 09 Eylül 2010

Sporcular için gerçekleştirilen hizmet pasaportu (gri pasaport) uygulamasının gazeteciler için de başlatılacağı açıklandı.

Diğer Yazılar

İlgili Yazılar

Devlet kimliklere din yazarsa! PDF Yazdır E-posta
Cuma, 05 Şubat 2010
ImageDevletin, çoğunluğun inanç biçimini dikkate alarak, yasal düzenlemeler yapmasının inançlara müdahale anlamına geldiği, AİHM’in bu kararıyla tescillenmiş bulunuyor.

 

Yüksel IŞIK/ Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

İzmirli Belediye işçisi Sinan Işık’ın, nüfus kâğıdındaki din hanesine yazılan “İslam” sözcüğünün silinmesi ve yerine “Alevi” yazılması amacıyla açmış olduğu davayı görüşen AİHM, “kimlik kartlarında ‘din’ hanesinin bulunmasının başlı başına insan hakları ihlali olduğuna ve devletin bu konuda tarafsız olması gerektiği”ne hükmetmiş olması, bir kez daha, Türkiye’nin laiklik anlayışı tartışmaya açılıyor. Böylece, hem Hükümet’in, “istemeyenin kimliğindeki din hanesi boş bırakılır” kararının dayanaksızlığı hem de inanç özgürlüğünün çoğunluk inancıyla sınırlı olmadığı teyit edilmiş bulunuyor.

Türkiye’nin laikleşme serüveninin, esas rengine, Cumhuriyet sonrasında kavuştuğunu biliyoruz. Laikliğin anayasaya girdiği 5 Şubat 1937 de, bu serüvende önemli bir yer tutuyor. Cumhuriyet’in laikliği benimseme süreci, Mustafa Kemal’in ölümünün akabinde, laikliği ihlal sürecine dönüşmüş olsa da, atılan adımların küçümsenemeyeceğinin altını çizmem gerekiyor. AİHM’in nüfus kâğıtlarındaki din hanesine ilişkin almış olduğu kararı, işte böyle bir tarihsel öneme haiz anayasal değişikliğin yıldönümüne rastlamış bulunuyor. Hoş bir rastlantı; ancak, Türkiye’nin artık rastlantıdan öte adımlar atması gerekiyor.

AİHM’in kararı, bize, Türkiye’deki tuhaf laiklik anlayışını sorgulama olanağı da veriyor. Kararda, “demokratik bir toplumda devlet çoğulculuğun garantörüdür. Bu, dinsel çoğulculuğu da kapsar. Devletin bu görevini yerine getirebilmesi için tarafsız olması gerekir. Mahkemenin, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görüşüne dayanarak, başvurucunun inancıyla ilgili bir değerlendirme yapması, devletin dinsel inançlar karşısında tarafsızlığıyla bağdaşmaz” deniyor olması, benimsememiz gereken laikliğin de çerçevesini çiziyor. AİHM, bir adım daha atarak, “…din hanesinin boş bırakılmasını talep etme, belirli bir inancı açıklamak anlamına gelir. Bunun zorunlu olması dinsel inanç özgürlüğüyle bağdaşmaz” diyerek, laikliğin ruhunu kavramamızı sağlıyor.

Demek ki laiklik, bir inanç biçimi değil, farklı inançların ve dolayısıyla inançsızlıkların kendilerini güvencede hissedebilecekleri bir özgürlükler alanıdır. Nitekim AİHM de, “düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün demokratik bir toplumun temelini oluşturduğuna” dikkat çekiyor. Karardan da anlaşılacağı üzere, laiklik, dinin de din dışının da kendisini var etmesinin zeminidir. Bu zemini, en yalın haliyle uygulamak, inanç özgürlüğünün önündeki engellerin tümüyle ortadan kaldırılması demektir.

Devletin, çoğunluğun inanç biçimini dikkate alarak, yasal düzenlemeler yapmasının inançlara müdahale anlamına geldiği, AİHM’in bu kararıyla tescillenmiş bulunuyor. Tez elden kimliklerdeki din hanesinin kaldırılması ve devletin yurttaşlarının dini inancına ihtiyaç duymadan hizmet eder hale gelmesi gerekiyor. Ancak Türkiye’deki inanç özgürlüğü sorunun, kimliklerdeki din hanesinin kaldırılmasıyla hallolmayacağı açıkça görülüyor. Gene AİHM’in verdiği karara rağmen halen zorunlu din derslerinin müfredatta yer alması, Cemevlerinin ibadethane olup olmadığının gene bir devlet kurumu olan Diyanet’e sorulması; İslam’ın Sünni yorumunun ihtiyaçlarını karşılamaktan ibaret bir kurum olan Diyanet’in varlığının tartışma dışı tutulması gibi problemler varlığını korumayı sürdürüyor.
Bütün bu problemler, kaynağını, Türk tipi tuhaf laiklikten alıyor. Her şeyi olduğu gibi, laikliği de kendimize benzetmemiz nedeniyle inanç özgürlüğü alanı, herkesin devletle hesabının olduğu bir garabet alana dönüşmüş bulunuyor. Bu alanın özgürlükçü bir çerçeveye kavuşabilmesi için hak ve özgürlükleri, kimliklerden bağımsız olarak ele alıp, evrensel ölçekte uygulanmasını sağlamamız gerekiyor. Aksi halde, din ve inançtan bağımsız olması gereken devletin, bir din veya inanış hakkında karar verme hakkını, AİHM kararlarına rağmen, sıkça tartışıyor olacağız.

Evrensel laikliği ilke edinmiş bir devletin görevi, bütün din ve inançlara eşit mesafede durarak ve bütün inançların ve elbette inançsızlıkların kendisini yaşatmasını güvence altına alan bir düzen kurmaktır. Bu düzen kurulmadıkça, devletin yurttaşlarının kimliğine dini inancını yazması ve dolayısıyla yolumuzun AİHM’e düşmesi kaçınılmazdır!

 

Yorumlar  

 
+2 #1 kuzeydogu 2010-02-07 11:56 iste bu nedenle Ülkemizin malesef gercekden laik bir ülke oldugundan söz edemeyiz. Türkiyede belli bir mezhebin diktesi gecmekde. Ve AKP ile bu mezhebci sovenizm daha yogunlasti. Yani AKP´ciler demokrat degildirler, cünki kendi zihniyetlerine zit görüslere hosgörü göstermek seviyesine ulasamiyorlar. Yani dün Sivasda insan yakanlarin zihniyeti simdi iktidarda. Bunlar gercekden laik bir Türkiye Cumhuriyetinden cok PKK´cilarla isbirliginde gibiler. Yoksa nasil olurda Diyarbakirin göbeginden zafer isaretleri ile karsilanirlar. Asil demokrasi anlayislari kendileri gibi olmayan Alevielre göstercekleri dürüst davranislarinda n kaynaklanir. Ama gercek yüzlerini gördük Recepin ve Abdullah sahisin. Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

Siyaset

article thumbnailPKKden, cemaate açık tehdit

Perşembe, 09 Eylül 2010

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Fethullah Gülen cemaati ile PKK arasındaki çatışmanın derinleşeceğine dair işaretler verilmeye başlandı. Gülen cemaatiyle ilişkili...

Diğer Yazılar
 

Ekonomi

article thumbnailKendi IMF'mizi yaratmaya gerek yok

Perşembe, 09 Eylül 2010

Ekonominin belli kurallar çerçevesinde yönetilmesini öngören Mali Kural tartışmasında Erdoğan son sözü söyledi: Tam sıçrama yapacakken kendi...
Tamamı

Dİğer Yazılar

Yaşam

article thumbnail7 üniversiteye ilanla rektör aranıyor

Perşembe, 09 Eylül 2010

YÖK, yeni kurulan 7 devlet üniversitesi için rektör adayı ilanına çıktı.
+ Full Story

Dİğer Yazılar

MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ

article thumbnailŞarköy'de iki gün...

Şarköy’de yapılacak Hıdrellez şenlikleri kapsamında davetli olduğumu öğrenince...

OĞUZ OYAN

article thumbnailSivil vesayet

Yargının görece bağımsız olduğu koşullardan yürütmenin tam emrinde bir yargıya...

HASAN UYSAL

article thumbnailBu referandum aptalların oranını verecek!

Sanki bu konuşmanın da düzeyi düşük mü? Bu da olabilir; ne yapayım ki konuşanın...

MUSTAFA KİRMAN

article thumbnailSadaka/Yalaka Ekonomisi'nin sonuçları

AKP hükümetinin muhaliflerini yok etmek, susturmak için her türlü yolu...

KEMAL KIRAR

article thumbnailMagazin

Evvela şunu bilelim: "Magazin" kelimesi, Farsça "mağaza"dan bozmadır

MÜMTAZ İDİL

article thumbnailBaykal cumhurbaşkanlığına mı oynuyor?

Emanetçi bir genel başkan ile seçime doğru yürürse CHP  ve bir...

YÜKSEL IŞIK

article thumbnailTarkan'ın Allanoi duyarlılığı, Eroğlu'nun tahammülsüzlüğü!

Tarkan’ın, “oynama şıkıdım, şıkıdım”ın sınırlarının içinde kalmasını...

RAHMİ YILDIRIM

article thumbnailTalâki selâse ile hayır!

Demokratlar ve sosyalistler, 28 yıl önce Kenan Evren’e ve anayasasına karşı...

SÜLEYMAN YAĞIZ

article thumbnailŞu palavraya bakın!

Asıl düzenlemeler, -paketin kabul edilmesi hâlinde- çıkarılacak uyum yasalarıyla...

UMUT YILMAZ

article thumbnailSıradan faşizm!

Siz evinizde, işyerinizde, sokakta, eşinizle, arkadaşınızla, çocuğunuzla, annenizle,...

AZİZ KONUKMAN

article thumbnailLiranın değer kaybetmesi çözüm değil

Teşhis yanlış olunca, kaçınılmaz olarak çözüm önerisi de gerçek...

KELİME ATA

article thumbnailSaid-i Nursiciler, Said-i Kürdicileri tasfiye edebilecek mi?

Cemaate bağlı polislerin kontrolündeki emniyet, Said-i Kürdici yapılanmalara operasyonlar...

ALİ E. BİLGİN

article thumbnail2009 krizinde sosyal sınıflar

2009’da Milli Gelir yüzde 4,7 azalırken, Türkiye’nin en büyük...

KONUK YAZAR

article thumbnaiReferandumda neden hayır?- Neval BALKIZ

Tartışmalara katılan her birey, grup, kurum ve kuruluş vs. görüş ve tutumlarını...

 

Kültür Sanat

article thumbnailSanal âlemin kralı Jackson

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Michael Jackson internet üzerinden albümleri en çok indirilen isim oldu.
+ Devamı

Diğer Yazılar

Teknoloji Çevre

article thumbnaiTÜBİTAK BİLGEM kuruldu

Pazartesi, 06 Eylül 2010

TÜBİTAK bünyesinde yer alan TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü ile Bilişim Teknolojileri Ensitüsü güçlerini TÜBİTAK BİLGEM...
Devamı

Dİğer Yazılar