| Yine aynı kıskaç |
|
|
|
| Cumartesi, 30 Ocak 2010 | |
Sağlık çalışanları örgütlerinin de açıkça ifade ettiği gibi tam gün çalışma iddiası tam bir aldatmacadır. Çünkü “Tam Gün” Yasası sağlık sistemiyle doğrudan ilişkilidir.
Aziz KONUKMAN Kim isyan ederek sokağa dökülüyor ve yürüyorsa, bilin ki gerisinde hep aynı gerekçe var; esnek istihdam koşullarında çalışmaya tepki. 4-C’li olarak çalışmaya zorlanan TEKEL işçileri, 50-D’li araştırma görevlileri, taşeron işçisi olmaya zorlanan Belediye-İş üyesi itfaiye işçileri bu gerekçeyle direnişte ve direniş deva ediyor. Bunlara son olarak, geçtiğimiz salı günü gerçekleştirdikleri iş bırakma eylemiyle başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanları ve örgütleri katılmış bulunuyor. Ancak hemen belirtelim, bu direniş sağlık çalışanları açısından bir ilk değildir. Direniş, sağlık çalışanlarının geçmişten gelen mücadelesinin yeni bir aşamasına karşılık geliyor. Bilindiği üzere, sağlık hizmetlerinde taşeronlaşma uygulaması sağlıkta dönüşüm projesinin hayata geçirilmesiyle başlamıştır. Sağlık çalışanları bu proje gereği önce klinik ve destek hizmeti çalışanları olarak bölündü. Eskiden kadrolu sağlık memurlarının yaptığı işler, düşük ücretli, iş güvencesiz taşeron işçilere devredildi. Açıkça görülüyor ki, esnek istihdam hekim dışı sağlık çalışanları arasında giderek yaygınlaşmıştır. Ardından sıra hekimlere gelmiştir. Performans uygulaması ve aile hekimliği esnek istihdamın tipik örnekleri olarak hayata geçirilmiştir. Şimdi gündeme gelen ve gerçekleştirilen “Tam Gün Yasası” ve kısa bir süre sonra gündeme getirilecek Kamu Hastane Birlikleri yasa tasarısı hekimler açısından esnek istihdam projesinin son halkasını oluşturuyor. Hemen belirtelim, sağlık çalışanları örgütlerinin de açıkça ifade ettiği gibi tam gün çalışma iddiası tam bir aldatmacadır. Çünkü “Tam Gün” Yasası sağlık sistemiyle doğrudan ilişkilidir. Sağlık kurumlarının birer işletme olarak görüldüğü, piyasa anlayışının hâkim olduğu bir sistemde gerçek anlamda bir tam günden söz edilemez. “Tam Gün” Yasasının “tam” olabilmesi, vatandaşın birinci basamaktan son basamağa, yani üniversite hastanelerine kadar hiçbir katkı payı ödemeden sağlık hizmeti alabilmesi, ilaç ve diğer sağlık harcamalarının tamamının devlet tarafından karşılanması halinde mümkün olacaktır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Siyaset
| Diğer Yazılar |
Ekonomi
Tamamı |
| Dİğer Yazılar |
Yaşam
+ Full Story |
| Dİğer Yazılar |




Sağlık çalışanları örgütlerinin de açıkça ifade ettiği gibi tam gün çalışma iddiası tam bir aldatmacadır. Çünkü “Tam Gün” Yasası sağlık sistemiyle doğrudan ilişkilidir.
Yorumlar
Geçen hafta bir yakınım prof. Dr. birine muayene olmaya gitti, 300 TL ödedi, 10 dakikası 300 lira, bu ülkede mühendisler, eğitimciler ve diğer meslek grupları ne kadar kazanıyor ki? Prof'un muayenesine gitmezseniz araştırma hastanesinde işinizi görmüyor. Nasıl yorumlamalı? saygılar. Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.