Hele bir cevap ver Sayın Başbakan? tfaiyeyi özelleştirirsin de Diyanet’e niye el sürmezsin?
Kelime ATA/
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Akıl hocaları “Bırakınız yapsınlar/ bırakınız geçsinler” diyordu. Ortadoğu’nun sefil beyinleri de cennetteki huri ve gılmanları düşünmekten yorgun düştüğü için liberal ağabeylerinin teorilerinin karşısına özgün bir teoriyle çıkamadılar. Oysa, “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler”in mimarı ile aralarında kültürel ve dini açıdan dağlar kadar fark vardı ama liberalizm neylerse güzel eyleyip (!) “gavur” ile “müslümanı” barışık yaptı.
Bir zamanlar, sosyalizmi savunanlar için bu ülkenin dinci ve milliyetçi çevreleri “kökü dışarda” “dış mihrak” gibi tanımlamaları kullanmayı pek severlerdi. Sanki cennetteki cinsel hayatı hayal etmeye ara verip düşünmeyi öğrenmişlerdi de liberal iktisat teorisini bunlar yazmıştı.
İnsan, bir kez mürit olmaya görsün. Mekanı, şeyhi, zamanı değişir ama müritlik baki kalır. Bizim müritlerimizin bugünkü bağımlılıkları da çocukluk alışkanlığıdır. Tarikattaki müritlik ilişkisi, uluslararası arenada ABD ve AB emperyalizminin önünde diz çöküp köle olmak şeklinde tezahür ediyor. Haliyle İstanbul İstanbul olalı, Türkiye de Türkiye olalı böyle zulüm, yağma, soysuzluk ve vicdansızlık görmüyor.
Artık “ananı da al git”, “provokator” türündeki azarlamaları çoktan geçti Türkiye…
TEKEL işçileri biber gazı ile havuza dökülüyor… Pek çok ilde öğrencilerin yararlandığı taşımalı sistem kaldırıldı da kimsenin ruhu duymadı. Paran kadar sağlık, paran kadar eğitim, paran kadar güvenlik, paran kadar ısınma, paran kadar elektrik, doğalgaz, su anlayışı sanki liberalizmin değil de doğanın doğal kuralıymış gibi benimsetildi insanlara… Eczacılar “bir daha eylem yapmayacağım ağbi” sözleşmesini imzalamaya zorlanıyor. Eylem yapan TCDD çalışanları hakkında soruşturmalar açılıyor. TBMM’de milletvekili odaları habersizce aranıyor, sendikacılar cezaevine atılıyor. Ve herkes gibi bana da çok garip gelen bir şekilde itfaiye teşkilatı özelleştiriliyor. Telekulak olaylarına ise hiç girmiyorum, çünkü hepimiz Big Brother’in bizi dinlemesine öyle alıştık ki…
Herkes kendi adaletini uyguluyor artık bu ülkede. Eline sopayı alan sokağa çıkıyor ve ilkel adalet anlayışını uyguluyor. Üstelik polis gözetiminde… Polis, böyle hafif (!) meselelerle uğraşacak değil ya, o ağır silah peşinde! Hal böyle olunca, güvenliğin özelleştirilmesi de meşrulaşıyor birden...
Anlayan beri gelsin allah aşkına! Madem ki, kamu hizmetlerinde kâr-zarar hesabı önemli… Madem ki, doğalgaz, elektrik, ulaşım, eğitim, sağlık gibi en temel insani haklar, serbest piyasaya açılıyor, itfaiye gibi bir kurum bile özelleştiriliyor, Diyanet neden özelleştirmek şöyle dursun, büyüdükçe büyüyor? Yani devlet, cennete gidecek adama sponsor oluyor da yolu, suyu, köprüsü, sağlık ocağı, okulu olmayan vatandaşı vahşi piyasanın kucağına niye atıyor?
Hele bir cevap ver Sayın Başbakan? Nasıl olsa ulemaya sormamız gerektiğini vaaz ediyorsun.Sen de ulemadansın... İtfaiyeyi özelleştirirsin de Diyanet’e niye el sürmezsin? |
Yorumlar
Çünkü camilerle cemaati kontrol edip hutbelerle propagandasını yaptırıyor
mesela hırsız politikacıya ve bürokrata harcaması için vergi mi alacak ?
Hemen hutbe okutuyor..
Niçin elindekini kapattırsın
Selamlarımla Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.