• Advertisement
article thumbnailAyrımcısın, bölücüsün, kınıyor ve uyarıyoruz

Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Gümüş, Alevilere yönelik sözlerinden dolayı...

article thumbnailYARSAV duvarında telekulak

Tarhan: Duvarın içinden kalorifer odaklı sesler geliyordu. Dinlendiğimizi tespit ettik.

article thumbnailAvrupa'dan 'Evet'e iki çekince

Avrupa Komisyonu, Türkiye’de anayasa paketi konusunda endişelerini kendilerine aktaran...

Kent-Gündem

article thumbnaiHacettepe Hastanesi'nde skandal

Çarşamba, 08 Eylül 2010

İşçiler maaşını istiyor. Hastalara yemek verilmiyor, kanları taşınmıyor, röntgene...

Diğer Yazılar

Dizi

article thumbnaiTanıdığım Yüzler- Ataol Behramoğlu

Cumartesi, 26 Eylül 2009

Müthiş bir kıskançlık duydum o anda. Bizim Mazlum, koskoca Ataol Behramoğlu’na, sıradan bir arkadaşıyla selamlaşır gibi selamlaşıyor, hatta yanına gitmeye bile gerek...

Diğer Yazılar

Medya Magazin

article thumbnaiGazetecilere gri pasaport

Perşembe, 09 Eylül 2010

Sporcular için gerçekleştirilen hizmet pasaportu (gri pasaport) uygulamasının gazeteciler için de başlatılacağı açıklandı.

Diğer Yazılar

İlgili Yazılar

'İsmailağa'da neler oluyor? PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 23 Aralık 2009
Cemaat soruşturması, kendi askerlerini öldürmekle suçlanan bir komploya mı dönüştü?

 

 

Ahmet Şık / Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır / HABERVESAİRE.COM -

Tüm Türkiye’yi örümcek ağı gibi kuşatan Ergenekon adı verilen soruşturma, 2007 Temmuzunda Ümraniye’de bir gecekondunun çatı katında el bombaları bulunmasıyla başlamıştı.

Dalga dalga yayılan operasyonlarla, insana, “Hadi canım sen de” dedirtecek birbirinden farklı kutuplarda bir çok isim gözaltına alınıyor, darbe ve suikast planlarının içinde oldukları öne sürülüyordu.
Zamanla 3 iddianame yazıldı, davalar açıldı.
Soruşturma ise halen sürüyor. Bu yazıda amacımız Ergenekon soruşturmasını irdelemek değil.

Ancak bu soruşturma kapsamında ele alınan ve en az Ergenekon kadar kafa karışıklığı yaratan bir başka olayı, Erzincan’da aralarında MİT görevlileri ile askerlerin de bulunduğu kişilerin tutuklanmasına yol açan soruşturmadan bahsedeceğiz.

Polis ve askerden çelişkili raporlar

Ergenekon soruşturmasının başladığı ve daha adının dahi konmadığı günlerde Erzincan’da göreve başlayalı çok zaman geçmemiş olan Başsavcı İlhan Cihaner de İsmailağa cemaatine ilişkin bir 2 Kasım 2009’da başlattığı bir soruşturma yürütüyordu. Soruşturmayı başlatan ise, Cihaner’in, katıldığı il güvenlik toplantılarında asker ve polis yetkililerinin, “İsmailağa cemaatinin ilimizde yürüttüğü irticai faaliyetler izlenmeye devam edilmektedir” şeklindeki değerlendirmeleriydi.

Kendisi dışında vali, il emniyet müdürü ile il jandarma alay komutanının da bulunduğu ikinci güvenik toplantısında da, “İlimizdeki İsmailağa cemaatinin irtticai faaliyetleri sürmektedir. Evlerde medrese eğitimi verilmekte, kız çocukları okula gönderilmemektedir” şeklinde bir istihbarat dile getirilerek iddialara konu bazı evlerin adresleri de konuşuldu.

Toplantı sonrasında Cihaner, Erzincan polisinden sözkonusu adreslerle ilgili çalışma yapıp rapor istedi. Bir kaç gün sonra gelen raporda sözkonusu adreste iddia konusu olayın olmadığı yazıyordu. Bunun üzerine Başsavcı Cihaner, aynı konuyla ilgili İl Jandarma alay Komutanlığı’ndan da bir rapor istedi. Askerden gelen rapor ise emniyeti yalanlayan, medrese eğitimi verilen evler tespit edildiği yönündeydi.

Bakanlar, milletvekilleri, işadamları dinlemelerde

İki kurum arasındaki farklı raporlar üzerine Cihaner, jandarmadan konunun takip edilmesine devam etmesini ister. Jandamanın yaptığı çalışmalar bir süre sonra detaylı bir araştırma raporu olarak Cihaner’in önüne geldi.

Sözkonusu raporda İsmailağa cemaatinin Erzincan içindeki örgütlenmesi, kimin ne tür görevlerle cemaat içinde bulunduğu, cemaatin hangi vakıf ve derneklerle ilişkisi olduğu, mali yapısı, 4-6 yaş arası çocuklara medrese eğitimi verilen ev adresleri gibi konular birer birer anlatılıyordu. Bunun üzerine Cihaner soruşturma dosyası açarak, hakim kararıyla da dinleme kararı aldırttı. Telefon dinlemelerine takılan konuşmalardan cemaatin Erzurum ve İstanbul’daki yöneticilerine de ulaşıldı.

Kapsamı genişletilen dinlemelere burada isimlerini zikretmeyeceğimiz ancak hükümet partisi AKP’ye mensup bakanlar, milletvekililleri, belediye başkanları, partiyle ilişkili işadamları ya da bürokratlar olduğunu söyleyebileceğimiz çok ilginç isimlerin de takıldığı öne sürülüyordu. Kaydedilen konuşmalarda ise iddiaya göre cemaat faaliyetlerinin yanısıra rüşvet pazarlıkları, ihaleleler, komisyonlar, usulsüzlükler ve tehditler dile getiriliyordu.

Polisin ilginç zamanlaması

Soruşturma operasyon aşamasına gelince savcılık, jandarmayla birlikte düğmeye basma kararı alıp tarih belirledi. İsmailağa cemaatinin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nun yaşadığı İstanbul başta olmak üzere Erzurum, Gümüşhane, Kars, Bayburt, Kayseri, Van, Trabzon, Bursa, Çankırı, Sakarya, Konya, Ağrı, Iğdır, Tokat ve Ordu’da operasyon yapılması için hazırlığa başlansa da ilginç bir şekilde, operasyondan bir gün önce, yürütülen soruşturmanın gizlendiği Erzincan ve Erzurum polisi illerinde İsmailağa cemaatine karşı operasyon yaptı. Bunun üzerine operasyon mecburen ertelendi. Bir süre sonra yeni bir tarih belirlendi.

Ancak iki ilin emniyeti, yine bir gün önce Erzincan savcılığının belirlediği adreslere “şok” baskınlar yapıverdi. Acaba köstebek mi var sorularının yanıtı kısa zamanda ortaya çıktı. Başsavcı Cihaner’in de telefonu dinleniyordu.

Polisten gizlenen operasyon

Emniyetin yaptığı operasyonlar ise iddiaya göre Erzincan Başsavcılığının, askerlerle birlikte yürüttüğü soruşturmayı baltalamak için yapılmıştı. Bu iddianın delilinini de, dinlemelere takılan telefon kayıtlarında cemaat üyesi bir kadının baskın yapılacağını önceden haber vermesiydi. Bir başka dinleme kaydında ise, iki cemaat üyesinin yaptığı konuşmaların birinde, “Bizim soruşturma dosyası Erzurum’a alınacak” bile deniyordu.

Nihayetinde, telefon kullanılmadan yüzyüze yapılan görüşmelerle ve polisten gizlenerek 23 Şubat 2009’da İsmailağa cemaatine yönelik operasyon yapılabildi. Bir şekilde engelenmeye çalışıldığı hissedildiği için sadece Erzincan’la sınırlı tutulan operasyonda ilk aşamada 9 kişi gözaltına alındı. Bazıları, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “örgüte üye olma” suçlamarıyla tutuklandı.

İrticayla Mücadale Eylem Planı

Bir kaç ay sonra, Ergenekon soruşturması sırasında basına sızan belgeler, eylem planları, andıçlar nedeniyle başı dertten kurtulmayan Genelkurmay bir kez daha manşetlere yerleşti. Taraf Gazetesinde 12 Haziran 2009’da, İrticayla Mücadele Eylem Planı manşetten yayımlandı. Altında imzası olan Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı öne sürülen planda, AKP ve Fetullah Gülen cemaatini yıpratmayı amaçlayan bazı planlardan bahsediliyordu. Belgenin sahte mi gerçek mi olduğuna ilişkin tartışmalar halen sürerken, bir ay sonra da Başsavcı Cihaner, hakkında kimi cemaatlerle ilişkili ve hükümet yanlısı oldukları su götürmeyen bazı basın organlarında da haberler çıkmaya başladı.

20 Temmuz 2009 günü Yeni Şafak Gazetesinde yer alan ilk haberde, İrticayla Mücadele Eylem Planının Erzincan’da uygulamaya konulduğu öne sürülüyordu. Bu iddiaya konu olan olay ise İsmailağa cemaatiyle ilgili yürütülen soruşturmaydı. Yeni Şafak’ın haberi benzer görüşteki yayın organları tarafından büyütülerek verildi.

Başsavcıya soruşturma

Bu arada Cihaner, cemaat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın da aralarında bulunduğu 235 kişiyi kapsayan “şüpheliler” listesi hazırladı. Şüpheliler arasında eski Orman Bakanı Osman Pepe, eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Yenişafak Gazetesi sahibi Ahmet Albayrak, Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü de vardı.

AKP’ye yakın cemaatler ve bu kadar çok ismin bir arada geçtiği bir soruşturma yürütülünce Adalet Bakanlığı da devreye girmekte gecikmedi ve Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında idari soruşturma başlattı. Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın yürüttüğü soruşturmanın gerekçesi ise basında çıkan ve ihbar kabul edilen haberlerdi.

Dosya elinden alındı

Bu arada Fetullah Gülen cemaatine yönelik bir soruşturma daha başlatan Cihaner’in İsmailağa soruşturmasında zanlı listesinde yer alan ve 16 ile yayılacak operasyonlara başlanacağı aşamada, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı devreye girerek, soruşturmanın kendi yetki alanında olduğunu belirtip dosyayı Erzincan’dan almak istedi.

İki zanlının dinlenen telefon görüşmesinde dosyanın Erzurum’a gideceğine yönelik konuşmalar yapıldığı da çok önceden tespit edilmişti. Cihaner haklı olaraka karşı çıktı . Birden iki savcının karşı karşıya kaldığı bir durum ortaya çıkmıştı. Özel Yetkili Erzurum Başsavcısı Osman Şanal’ın dosyayı almasına neden olan ise gönderilen ve İsmailağa cemaatinin silahlı bir örgüt olduğu öne sürülen bir imzasız ihbar mektubuydu. Bu iddiadan yola çıkan Erzurum Özel Yetkili Ağır Ceza Savcısı Osman Şanal da soruşturmanın kendi yetkisi alanına girdiğini savunup, dosyayı istemişti. Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner ise grubun “silahlı” olmadığını savunarak, soruşturmayı kendisinin yürüteceğini belirtmişti.

İhbar mektuplarını zanlılar mı gönderdi?

Cihaner’in böyle davranmasına neden olan da, “ihbar mektubunun muhtemelen dosyanın Erzurum’a gönderilmesini isteyen şüphelilerce gönderildiği” iddiasıydı. Çünkü İsmailağa cemaati soruşturmasının zanlılarından Mehmet Turan, daha dosya Erzurum Özel Yetkili Savcılığı’nca istenmemişken, 10 Mart 2009’da yaptığı görüşmede “Dosya Erzurum’a gidiyor” demişti. Ancak Cihaner soruşturduğu dosyanın Erzurum’a gitmesini engelleyemedi. Erzurum

Savcılığı da 235 sanık hakkında soruşturma yürütülmesine karşın sadece 13 kişi hakkında dava açmakla yetindi. İlhan Cihaner’in 2009 yılı başında ele aldığı Fethullah Gülen cemaatiyle ilgili soruşturma sürerken de yine bir ihbar mektubu gönderilip, bu grubun da “silahlı” olduğu öne sürüldü. Bunun üzerine Erzurum savcılığı yine dosyayı istedi. Erzincan Başsavcısı Cihaner, Erzurum’un ısrarına rağmen dosyayı göndermeyerek ordu içinde ve yurt çapında Gülen grubunu soruşturmaya devam etti. Cihaner, yürüttüğü Fetullah Gülen cemaati soruşturması kapsamında MİT’e, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile İstanbul ve Ankara savcılıklarına yazı yazarak bilgi de istedi.

Başsavcıya dava

“Sağduyulu Bir Grup Erzincanlı, Duyarlı ve Mağdur Bir Vatandaş, İkram Çamur ve Hakan Vural” imzalarıyla gönderilen ihbar mektupları sonucu başlatılmış olan soruşturma sonunda ise Cihaner hakkında dava açıldı.

Yürüttüğü Fetullah Gülen soruturmasını gizlemek, kullandığı 2 günlük iznini kullanamamış göstermek ve adliye lojmanlarının bahçesinde imara aykırı kameriye yaptırmak gibi suçlamalarla Cihaner’e, “görevi kötüye kullanmak, imar kirliliğine neden olmak, resmi belgede sahtecilik” yapmak iddialarıyla 26 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmış oldu. Bu arada anımsatmakta fayda var.

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in adı HSYK ile hükümetin karşı karşıya geldiği, Temmuz ayındaki kararname krizinde de gündeme gelmişti.

Adalet Bakanlığı’nın Başsavcı Cihaner’in görev yerinin değiştirilmesi istemi kurul tarafından yerinde görülmemiş ve Cihaner Erzincan Başsavcılığı’nda kalmıştı. Ve elbette Ergenekon soruşturmalarını yürütüen hakim ve savcılar üzerinden kıyamet koparan hükümet yanlısı medya organlarında Cihaner’le ilgili herhangi bir bilgi kırıntısı bile yer almamıştı.

Silahın yanına sim kart da atılmış!!!

Bu gelişmeler olurken 27 Ekim 2009 günü Erzincan Emniyeti’ne Çatalarmut köyü mevkiindeki Göyne Baraj Gölü’nde silah ve mühimmat olduğuna dair bir ihbar yapıldı. İddiaya göre ihbarı yapan kişi İsmailağa cemaati soruşturmasının zanlılarından biriydi. Ve ilginç bir şekilde ihbarı alan kişi de, adı emniyekt içindeki Fetulahçı cemaate mensup olduğu öne sürülen polislerden biriydi. Barajın bulunduğu yer askerin yetki alanında olmasına karşın, Erzincan emniyetine mensup polisler, bizzat Erzurum Özel Yetkili Başsavcısı Osman Şanal’ın nezaretinde aramalara başlamıştı.

Aramalarda gerçektenh de silah ve mühimmat bulundu. 10 el bombası, 1 adet kimyasal el bombası, 3 adet el bombası fünyesi, 2 adet 40 milimetrelik bombaatar mühimmatı, 310 adet 5 milimetre uzunluğunda uzun namlulu silah fişeği, 5 adet Bixi silahına ait çelik çekirdekli yangın fişeği, 1 adet uçaksavar fişeği, 6 adet Commet aydınlatma fişeği, 1 adet renkli küçük sis kutusunun yanısıra aramalarda bir cep telefonu ile telefondan ayrı vaziyette bir de sim kart ve hafıza kartı da bulunmuştu.

Göl sularının çekilmesiyle bulunduğu öne sürülen silah ve mühimmatı atanlar olay yerine kendilerine ulaşılacak bilgiyi barındıran “cep telefonu ve sim kartı da atınca” yapılan teknik inceleme sonucu zanlılara ulaşılmıştı.

Cemaat soruşturmasını yürütenler tutuklandı

Zanlılar ise İlhan Cihaner’in yürüttüğü İsmailağa cemaatine yönelik soruşturmanın kolluk kuvveti olan askerlerdi. 20 Kasım'da Erzincan İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Üsteğmen Ersin Ergut ile bu birimde görevli astsubay Orhan Esirger, 28 Kasım'da ise İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Nedim Ertan baraj gölünde bulunan silah ve mühimmatla ilgileri olduğu iddiazıyla tutuklandı.

 
< Önceki   Sonraki >

Siyaset

article thumbnailPKKden, cemaate açık tehdit

Perşembe, 09 Eylül 2010

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Fethullah Gülen cemaati ile PKK arasındaki çatışmanın derinleşeceğine dair işaretler verilmeye başlandı. Gülen cemaatiyle ilişkili...

Diğer Yazılar
 

Ekonomi

article thumbnailKendi IMF'mizi yaratmaya gerek yok

Perşembe, 09 Eylül 2010

Ekonominin belli kurallar çerçevesinde yönetilmesini öngören Mali Kural tartışmasında Erdoğan son sözü söyledi: Tam sıçrama yapacakken kendi...
Tamamı

Dİğer Yazılar

Yaşam

article thumbnail7 üniversiteye ilanla rektör aranıyor

Perşembe, 09 Eylül 2010

YÖK, yeni kurulan 7 devlet üniversitesi için rektör adayı ilanına çıktı.
+ Full Story

Dİğer Yazılar

MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ

article thumbnailŞarköy'de iki gün...

Şarköy’de yapılacak Hıdrellez şenlikleri kapsamında davetli olduğumu öğrenince...

OĞUZ OYAN

article thumbnailSivil vesayet

Yargının görece bağımsız olduğu koşullardan yürütmenin tam emrinde bir yargıya...

HASAN UYSAL

article thumbnailBu referandum aptalların oranını verecek!

Sanki bu konuşmanın da düzeyi düşük mü? Bu da olabilir; ne yapayım ki konuşanın...

MUSTAFA KİRMAN

article thumbnailSadaka/Yalaka Ekonomisi'nin sonuçları

AKP hükümetinin muhaliflerini yok etmek, susturmak için her türlü yolu...

KEMAL KIRAR

article thumbnailMagazin

Evvela şunu bilelim: "Magazin" kelimesi, Farsça "mağaza"dan bozmadır

MÜMTAZ İDİL

article thumbnailBaykal cumhurbaşkanlığına mı oynuyor?

Emanetçi bir genel başkan ile seçime doğru yürürse CHP  ve bir...

YÜKSEL IŞIK

article thumbnailTarkan'ın Allanoi duyarlılığı, Eroğlu'nun tahammülsüzlüğü!

Tarkan’ın, “oynama şıkıdım, şıkıdım”ın sınırlarının içinde kalmasını...

RAHMİ YILDIRIM

article thumbnailTalâki selâse ile hayır!

Demokratlar ve sosyalistler, 28 yıl önce Kenan Evren’e ve anayasasına karşı...

SÜLEYMAN YAĞIZ

article thumbnailŞu palavraya bakın!

Asıl düzenlemeler, -paketin kabul edilmesi hâlinde- çıkarılacak uyum yasalarıyla...

UMUT YILMAZ

article thumbnailSıradan faşizm!

Siz evinizde, işyerinizde, sokakta, eşinizle, arkadaşınızla, çocuğunuzla, annenizle,...

AZİZ KONUKMAN

article thumbnailLiranın değer kaybetmesi çözüm değil

Teşhis yanlış olunca, kaçınılmaz olarak çözüm önerisi de gerçek...

KELİME ATA

article thumbnailSaid-i Nursiciler, Said-i Kürdicileri tasfiye edebilecek mi?

Cemaate bağlı polislerin kontrolündeki emniyet, Said-i Kürdici yapılanmalara operasyonlar...

ALİ E. BİLGİN

article thumbnail2009 krizinde sosyal sınıflar

2009’da Milli Gelir yüzde 4,7 azalırken, Türkiye’nin en büyük...

KONUK YAZAR

article thumbnaiReferandumda neden hayır?- Neval BALKIZ

Tartışmalara katılan her birey, grup, kurum ve kuruluş vs. görüş ve tutumlarını...

 

Kültür Sanat

article thumbnailSanal âlemin kralı Jackson

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Michael Jackson internet üzerinden albümleri en çok indirilen isim oldu.
+ Devamı

Diğer Yazılar

Teknoloji Çevre

article thumbnaiTÜBİTAK BİLGEM kuruldu

Pazartesi, 06 Eylül 2010

TÜBİTAK bünyesinde yer alan TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü ile Bilişim Teknolojileri Ensitüsü güçlerini TÜBİTAK BİLGEM...
Devamı

Dİğer Yazılar