• Advertisement
article thumbnailGür: Evet, ters tepmeye başladı

Adil Gür: Referandum Cumhurbaşkanlığı provası

article thumbnailMHP'de 'evet' depremi

Kurucular Kurulu'ndan zehir zemberek bildiri!

article thumbnail'Giderek daha despotik hale geliyor'

Eleştirmenler Erdoğan'ın giderek despotik hale geldiğini ve değişikliklerin de içten...

Kent-Gündem

article thumbnaiHayır broşürü dağıtanlara linç girişimi

Pazar, 05 Eylül 2010

Antalya'nın Serik İlçesi'ne bağlı Belek Beldesi'nde referandum çalışmaları kapsamında...

Diğer Yazılar

Dizi

article thumbnaiTanıdığım Yüzler- Ataol Behramoğlu

Cumartesi, 26 Eylül 2009

Müthiş bir kıskançlık duydum o anda. Bizim Mazlum, koskoca Ataol Behramoğlu’na, sıradan bir arkadaşıyla selamlaşır gibi selamlaşıyor, hatta yanına gitmeye bile gerek...

Diğer Yazılar

Medya Magazin

article thumbnaiMine Kırıkkanat Vatan'dan kovuldu

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Yuvacan Mine Kırıkkanat'a gönderdiği veda yazısında "çıkartılma" kararının sebeplerini nasıl açıkladı?

Diğer Yazılar
Noel Bayramı'nın Kökeni Türkler! PDF Yazdır E-posta
Salı, 08 Aralık 2009
Image“Akçam Ağacı” yalnız Orta Asya’da yetişiyormuş. Filistin’de bu ağacı bilmezlermiş.

 

Muazzez İlmiye ÇIĞ/ Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Yüzyıllardır Hıristiyanların İsa’nın doğuşu olarak kutladığı “Noel Bayramı”nın -çok eskiden- Türklerin yeniden doğuş bayramı olduğuna inanabilir misiniz! Nereden nereye, inanılacak gibi değil, değil mi? Ben de ne yazık ki yeni öğrendim!..

Bu senenin galiba ilk başlarında idi, Adnan Atabek imzalı bir e-mail aldım ve çok ilginçtir ki Hıristiyanların “Noel Bayramı”nın tamamıyla Türklerden alınmış olduğunu gösteriyordu bu mail... Fakat üzerinde durmaya vaktim olmadı; bir de “Noel” zamanına doğru ele almayı düşünmüştüm. Bu arada, Türk devletlerinden başka birilerine aynı konuyu bilip bilmediklerini sordum. Bana İran’ın Azerbaycan bölgesinden (İsmail beyden) yanıt geldi ve İsmail beyin verdiği yanıt tam aynı olmasa da “Noel”e çok uyduğunu gördüm.

ImageOlay şöyle:Türklerin tek tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yerin göbeği sayılan yeryüzünün tam ortasında bir “Akçam Ağacı” bulunuyor. Bunun tepesi, gökyüzünde oturan tanrı Ülgen’in sarayına kadar uzuyor ve buna “Hayat Ağacı” diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde buluruz. Ülgen, insanların koruyucusu; sakallı ve kaftan giymiş olarak sarayında oturuyor ve geceyi-gündüzü, güneşi yönetiyor. Türklerde güneş çok önemli. İnançlarına göre, gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta gece gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra gün gece’yi yenerek zafer kazanıyor. Bu durum güneşin yeniden doğuşu, bir “Yeni Doğum” olarak algılanıyor Türklerde... Bayramın adı “Nardugan” (nar: güneş; tugan, dugan: doğan = Doğan Güneş). Astronomik olarak o günden itibaren geceler kısalmaya, günler uzamaya başlıyor. İşte bu güneş’in zaferini ve yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle “Akçam Ağacı” altında kutluyorlar. Güneşi geri verdi, diye Ülgen’e dualar ediyorlar. Duaları tanrıya gitsin, diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar tanrıdan... (İnanca göre, bu dilekler muhakkak yerine geliyormuş.) Bu bayram için evler temizleniyor. Güzel giysiler giyiliyor. Ağacın etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynuyorlar. Yaşlılar, büyük babalar, nineler ziyaret ediliyor; aileler bir araya gelerek birlikte yiyip içiliyor. Yedikleri yaş ve kuru meyveler, özel bir yemek ve bir tür şekerleme. Bayram, aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömür çoğalır, uğur gelirmiş.

Yazılana göre, “Akçam Ağacı” yalnız Orta Asya’da yetişiyormuş. Filistin’de bu ağacı bilmezlermiş. O yüzden, bu olay Türklerden Hıristiyanlara geçmiştir; Hunların Avrupa’ya gelişlerinden sonra Avrupalılar onlardan görerek almışlardır, deniyor. İsa’nın doğumu ile hiç ilgisi yok; doğum, güneşin yeniden doğuşu!

Meydan Larousse’ta, İsa evrenin nuru olarak algılanıyor ve bu olayın pagan halklardan alınıp İsa’ya yakıştırıldığı yazılıyor.

İnternet’te yazıldığına göre, imparator Konstantin (272-337) zamanında İznik’te toplanan Konsil’de, 22 Aralık’ta güneşin doğumu için yapılan bu pagan bayramı İsa’nın doğumu olarak 24 Aralık’a alınıyor ve artık “Noel Bayramı” olarak anılıyor. (Batı kilisesinde [yani Katoliklerde] 25 Aralık’ta kutlanıyormuş.) Çam süsleme ise ilk 1605’te Almanya’da görülüyor ve oradan Fransa’ya geçiyor.

Ne kadar ilginç değil mi? Batı, en büyük bayramını göçebe, ilkel olarak tanımladığı Türklerden yürütmüş! Yeni yapılmakta olan çalışmalarla Batı’ya Türklerden kim bilir daha nelerin geçtiği ortaya çıkacak; belki de yazının ve dillerin anasının Türkler olduğu kanıtlanacak...

 

Yorumlar  

 
+4 #6 Uğur Bilge 2010-01-21 20:51 İnsanlar okuduklarını da anlamıyor. Türkler herşeyin kökeni mi diyor Muazzez Nocam.Avrupada yayılan bir geleneğin kökenini araştırmış. Kayın ağacı Türklerde kutsaldır:Kayın ana,kayınbaba bu kutsallığın, saygının ifadesidir.
Muazzez hanım gerçek bir Muazzezdir.
Alıntı
 
 
+3 #5 Uğur Bilge 2010-01-21 20:46 İnsanlar okuduklarını da anlamıyorlar.
Kayın ağacı Orta Asya'da kutsaldır. Kayınana, kayınbaba bu kutsallığı ifade eder.Osmanlıda bunlar kayınvalide, kayınpeder biçimi almışlardır.
Muazzez olasın, Muazzez Hocam.
Alıntı
 
 
-4 #4 mehmet selim 2009-12-25 15:41 Vay be..
Türklerin geçmişini ya İranlılardan ya da Çinlilerden öğreniyoruz. Daha sonra da Arap alfabesi kullanıldı, en son da Latin alfabesine geçildi. Hangi yazının kökeni Türkmüş, yaylalarda göçebe olarak yaşayan Türkler İslamiyeti kabülünden sonra varlık göstermediler, Araplar da öyle.. Ama İran, Çin, Mezopotamya ve Bizans kadim medeniyetlerdir . Muazzez Hanımın söylediklerine hiç mi hiç katılmıyorum, bilimsel altyapısı yok. Ta ilkokuldan beri bu ninnilerle uyutulduk, yok üstün ırk, zeki ırk, güneş dil teorisi..Müzik gibi alfabe gibi birçok temel şeyler hep çevreden araklamadır.
Alıntı
 
 
-1 #3 PİRAYE 2009-12-13 23:14 Araştırmalarıma göre Noel'in kahramanları Türkiye topraklarında yaşamıştır ama inançları dilleri Türklere ait değildir. Dil, din, etnik yapı farklı ise zaten bunlar Türk kökenli değildir. O yönden, ben de Noelin atası Türkler değildir dedim. Hem bazen küçük klanlar yok olup, bazı dinler şekil değiştirdiğinde n öz nerede onu bulmak zorlaşıyor. Türkiye topraklarında çok melez kültür var. Olaya böyle bakınca, bütün insanları kucaklamak da geliyor içimden. Güneşin yeni doğumu için Nevroz baharın başlangıcı gibi kutlamalarda var. Belki de göğe yükselme figürü alınmıştır, başka kültürlerce. kiminde nevroz olmuş kiminde noel olmuş diye düşünmekteyim. Ama kim sahip çıkmışsa onun olsun, sahip çıkmak da az şey değil doğrusu.
sevgilerimle
Alıntı
 
 
+12 #2 kuzeydogu 2009-12-13 21:07 Bir türkmen olarak sunu diyebilirim: bazi geleneklerimiz islamla hic ama hic ilgisi yok. Örnegin yumurta boyalamasi, degisik kilik giyinip kapi kapi gezip tatli veya ona benzer seyler toplamak. Bunlar tabi yazdigim gibimiydi yoksa degisik sekilde uygulandimi onuda tam bilemem. Yalniz madem islam disi (ve bu tabiki vardir cünki tarihimiz islam önceside yasandi) seyler var ise noele dayanan seyler neden olmasin. Tabi noelin kendisi türkmü degilmi veya Bizanz dönemimi yasadi onuda bilemiyorum. Buna ragmen Muazzez teyzemiz gibi cagdas ve Atatürkcü kadinlarla övünüyorum. Alıntı
 
 
-2 #1 PİRAYE 2009-12-08 23:51 Ben size katılmıyorum sayın Muazzez Hanım. Türkler herşeyin kökeni değildir. Çünkü bu bahsettiğiniz geleneklerde Türklere başka kültürlerden geçmiştir. Türkler karma bir kültür dokusuna sahip olduğundan daha derin araştırma yapmak gerekiyor. Zira ağaç altında yapılan o şenlik yada çaput bağlama ve dilek tutma merasimi Türkmenlerde de vardı. Yaşanan göç olgusunu da hesaba katmak gerekir. Ayrıca doğal afetleri ve sürgünleri de hesaba katarsak, Noel'in atasının Türkler olmadığı ortaya çıkacaktır. Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ

article thumbnailŞarköy'de iki gün...

Şarköy’de yapılacak Hıdrellez şenlikleri kapsamında davetli olduğumu öğrenince...

OĞUZ OYAN

article thumbnailSivil vesayet

Yargının görece bağımsız olduğu koşullardan yürütmenin tam emrinde bir yargıya...

HASAN UYSAL

article thumbnailBu referandum aptalların oranını verecek!

Sanki bu konuşmanın da düzeyi düşük mü? Bu da olabilir; ne yapayım ki konuşanın...

MUSTAFA KİRMAN

article thumbnailSadaka/Yalaka Ekonomisi'nin sonuçları

AKP hükümetinin muhaliflerini yok etmek, susturmak için her türlü yolu...

KEMAL KIRAR

article thumbnailMagazin

Evvela şunu bilelim: "Magazin" kelimesi, Farsça "mağaza"dan bozmadır

MÜMTAZ İDİL

article thumbnailBaykal cumhurbaşkanlığına mı oynuyor?

Emanetçi bir genel başkan ile seçime doğru yürürse CHP  ve bir...

YÜKSEL IŞIK

article thumbnailTarkan'ın Allanoi duyarlılığı, Eroğlu'nun tahammülsüzlüğü!

Tarkan’ın, “oynama şıkıdım, şıkıdım”ın sınırlarının içinde kalmasını...

RAHMİ YILDIRIM

article thumbnailİlhan Selçuk'un ardından

İlhan Selçuk, sadece benim ve benim kuşağımın değil, benden önceki ve sonraki...

SÜLEYMAN YAĞIZ

article thumbnailŞu palavraya bakın!

Asıl düzenlemeler, -paketin kabul edilmesi hâlinde- çıkarılacak uyum yasalarıyla...

UMUT YILMAZ

article thumbnailSıradan faşizm!

Siz evinizde, işyerinizde, sokakta, eşinizle, arkadaşınızla, çocuğunuzla, annenizle,...

AZİZ KONUKMAN

article thumbnailLiranın değer kaybetmesi çözüm değil

Teşhis yanlış olunca, kaçınılmaz olarak çözüm önerisi de gerçek...

KELİME ATA

article thumbnailSaid-i Nursiciler, Said-i Kürdicileri tasfiye edebilecek mi?

Cemaate bağlı polislerin kontrolündeki emniyet, Said-i Kürdici yapılanmalara operasyonlar...

ALİ E. BİLGİN

article thumbnail2009 krizinde sosyal sınıflar

2009’da Milli Gelir yüzde 4,7 azalırken, Türkiye’nin en büyük...

KONUK YAZAR

article thumbnailTürkiye, Dersim'le gurur duyacak mı?- Hüseyin AYGÜN

"Cumhuriyeti kurmakla övünen", "tek dil, tek millet" sloganlarıyla...

 

Kültür Sanat

article thumbnailSanal âlemin kralı Jackson

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Michael Jackson internet üzerinden albümleri en çok indirilen isim oldu.
+ Devamı

Diğer Yazılar

Teknoloji Çevre

article thumbnaiTÜBİTAK BİLGEM kuruldu

Pazartesi, 06 Eylül 2010

TÜBİTAK bünyesinde yer alan TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü ile Bilişim Teknolojileri Ensitüsü güçlerini TÜBİTAK BİLGEM...
Devamı

Dİğer Yazılar