• Advertisement
article thumbnailAyrımcısın, bölücüsün, kınıyor ve uyarıyoruz

Pir Sultan Abdal Derneği Başkanı Gümüş, Alevilere yönelik sözlerinden dolayı...

article thumbnailYARSAV duvarında telekulak

Tarhan: Duvarın içinden kalorifer odaklı sesler geliyordu. Dinlendiğimizi tespit ettik.

article thumbnailAvrupa'dan 'Evet'e iki çekince

Avrupa Komisyonu, Türkiye’de anayasa paketi konusunda endişelerini kendilerine aktaran...

Kent-Gündem

article thumbnaiHacettepe Hastanesi'nde skandal

Çarşamba, 08 Eylül 2010

İşçiler maaşını istiyor. Hastalara yemek verilmiyor, kanları taşınmıyor, röntgene...

Diğer Yazılar

Dizi

article thumbnaiTanıdığım Yüzler- Ataol Behramoğlu

Cumartesi, 26 Eylül 2009

Müthiş bir kıskançlık duydum o anda. Bizim Mazlum, koskoca Ataol Behramoğlu’na, sıradan bir arkadaşıyla selamlaşır gibi selamlaşıyor, hatta yanına gitmeye bile gerek...

Diğer Yazılar

Medya Magazin

article thumbnaiGazetecilere gri pasaport

Perşembe, 09 Eylül 2010

Sporcular için gerçekleştirilen hizmet pasaportu (gri pasaport) uygulamasının gazeteciler için de başlatılacağı açıklandı.

Diğer Yazılar
Sumer'de askerlik ve krallık PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 07 Eylül 2009
ImageSumer krallarının başlıca görevi vatanı düşman saldırısından korumak, toprağını ve idaresini genişletmekti. Bu da askeri güce dayanıyordu. Bunun için askeri iyi organize etmek, savaşta önder olmak ve askerlik kurallarını ve politik kuralları bilmekle yükümlü idi krallar...

 

Muazzez İlmiye ÇIĞ/ Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Sumer ülkesinde en geç İÖ 4500 yıllarında şehirler kurulmaya başlıyor. Bunlar birbirlerinden 30-50 kilometre uzaklıkta. Bu kurulan şehirleri idare eden beyler ortaya çıkıyor ve bir süre sonra da bu kez şehirler sınırlara bölünüyor. Bu sınırların korunması ve yapılan kanallardan akan sulardan yararlanılması yüzünden, şehirlerarası çatışmalar, saldırılar baş gösteriyor. Bunların önlenmesi için şehirlerin etrafına duvarlar yapılıyor ve ayrıca bir de askerlik teşkilatı kuruluyor. Halbuki bu şehirler aynı tanrılara tapıyorlar; aynı geleneklere, aynı dile sahipler. Yapılan incelemelere göre -belki de bu nedenle- bu şehirlerarası savaşlarda fazla ölüm olmuyor; genellikle berabere kalıyorlar. Askeri teşkilatları, silahları da aynı. Savaşlarda hızlı gitmek için iki tekerlekli ve bugünün tanklarına bedel olan dört tekerlekli arabaları kullanmışlar. Bunları iki veya 4 eşek yahut katır çekiyordu. Arabalarda bir savaşçı, bir sürücü bulunuyordu. Sumerliler balta, gürz, hançer, pala, ok gibi silahlar kullanmışlar. Bu tür silahlardan korunmak için de başlarına, yanaklarını da örten dövme bakırdan yapılmış miğferler; vücutlarına da zırh yerine geçen, üstlerine madenden plakalar yapıştırılmış deriden pelerinler giyiyorlardı.

Bunlar, 5000 yıl öncelerine tarihlenebilen Ur kral mezarlarında bulunmuş. Ur standardında ve Akbabalar kabartmasında görüyoruz. Sonuncusu, İÖ 2400 yıllarında Lagaş kralı Eannatum’un Ummalılarla yaptığı savaşta kazandığı zaferin anısına yapılmış.

Ordunun gücü yalnız silahlara bağlı değildi: iyi beslendiği, sıkı bir disiplin ve merkezi bir kontrol altında bulunduğu anlaşılıyor. Bir metinde, birinci Akad kralı Sargon’un önünde 4500 askerin yemek yediği yazılıyor. Bu kadar büyük gücün nasıl meydana geldiği bilinemiyor. Bunlar için şöyle bir varsayım düşünülüyor: Şehrin arazisine sahip kimseler, bu araziye karşılık savaş zamanı asker oluyorlar. Barış zamanı da kanal açmak, yol yapmak gibi şehirdeki bazı genel işleri yapmakla yükümlü idiler.

Sumer krallarının başlıca görevi vatanı düşman saldırısından korumak, toprağını ve idaresini genişletmekti. Bu da askeri güce dayanıyordu. Bunun için askeri iyi organize etmek, savaşta önder olmak ve askerlik kurallarını ve politik kuralları bilmekle yükümlü idi krallar... Onlar acımasız, zalim, istediğini yapan kimseler değildi; bir baba gibi tanrının yeryüzündeki vekili olarak halkını bolluk içinde mutlu yaşatmalı idiler... Şairler, krallar için ilahiler yazarak onların tanrı tarafından seçildiklerini, iyi bir yöneticilik ve anlayış gücü verildiğini; böylece Sumer halkına iyi bir rehber, gölgesi altında barış, bolluk içinde yaşama olanağı verildiğini anlatırlardı. Onların çobanlığı insanlara neşe ve mutluluk getirirdi.

Kralların yapı faaliyetleri de vardı. Onlar tanrılar için mabetler, kendileri için saraylar ve şehir için de ülkenin zenginliğini ve refahını temin etmek üzere sulama sistemini genişletip onartarak yollar ve o yollarda gezenlerin dinlenip kalacağı konaklama yerleri yaparlardı. Bu yapılar, kralların yıl adları oluyordu. Özellikle açılan yeni bir kanal, o kralın o seneki adı sayılırdı: “Şu kralın şu kanalı açtığı yıl” gibi... Bu kanallar, şehirleri bir ağ gibi sarmıştır.

Sumer krallarının ailesinden birinin tanrı olduğu düşünülürdü. Uruk sülalesinin kurucusu Lugalbanda’nın eşi tanrıça Ninsun Gılgameş’in babası Lugalbanda, annesi Ninsun’du. Daha sonraki kralların aileleri de tanrı Enlil ve eşi tanrıça Ninlil’di.

Krallar ilahilerde hayvanlarla, ağaçlarla sembolize edilmişlerdir:
-    Bir boğadan olma.
-    Ağılda büyümüş, kalın boyunlu bir buzağı.
-    Yaban olmuş, kaymak ve sütle beslenmiş.
-    Bolluk ağılında doğan bir buzağı.
-    Bolluk içinde doğan, barış içinde bol sütle beslenen.
-    Ejderhadan doğan, ateş saçan gözlü aslan.
-    Bol sütle beslenen ateşli panter.
-    Aslandan doğan bir silahşor .
-    Su kenarında yetişen bir meşe ağacı.
-    Meşe ağacı gibi kalın köklü ve geniş dallı.
-    Meyve ile dolu, bereketli meşe ağacı
-    O sedir ormanına ekilmiş, sedir filizi.
-    O lüks bir şimşir ağacı.
-   O erişilemeyen bir dağ.
-   O ana karnında kutsanmış.

Kralların okuma yazma bilmek mecburiyetinde olup olmadıkları hakkında bir bilgimiz yok. Yalnız, III. Ur sülalesinin ikinci kralı olan Şulgi’ye ait bir ilahiden, onun nasıl okuma yazma bildiğini öğreniyoruz: “Gençliğimde akademi vardı. Orada tabletlere yazılmış Sumer ve Akadca ile yazı sanatını öğrendim. Hiçbir genç benim gibi kil’e yazamazdı. Ben aritmetiği ve saymayı sonuna kadar öğrendim. Tanrıça Nidaba (yazının koruyucusu) bana büyük bir cömertlikle bilgeliği ve anlayışı verdi. Ben karşı durulamayan bir yazıcıyım.”

Kralların bebeklikleri hakkındaki bilgiyi de bir kral çocuğuna söylenmiş bir ninni’de öğreniyoruz. Bu ninni, hasta olan kral oğluna annesi tarafından söyleniyor. Anne, çocuğu iyi olunca ona tatlı peynirleri, sulanmış marulları yedireceğini, ona tatlı çocuklar doğuran sevgili bir kadın alacağını; bol yiyecekleri ve koruyucu bir meleği, kral olduğunda da mutlu bir idaresi olacağını söylüyor.

Son Güncelleme ( Salı, 15 Eylül 2009 )
 

Yorumlar  

 
+2 #4 Erdem Alptuna 2009-11-16 09:16 Efendim,
Acaba keten tohumu ve keten tozu ile Sümerler ve Akadlar ekmek yaparlar mıydı?
Keten topumu ile ilgileri ne idi?
Teşekkür ederim.
Erdem Alptuna
Alıntı
 
 
+6 #3 svigeneris 2009-09-28 21:11 ''Anne, çocuğu iyi olunca ona tatlı peynirleri, sulanmış marulları yedireceğini'' Değerli hocam ilginç olan hala Anadolu'da marul ve tatlı peynir beslenmede önemli yer tutmaktadır. Neredeyse içinde tuz olmayan yenilmeden önce ılık suda bekletilip tuzu tamamen alınan tatlı peynirler sanırım bu yazıtlardan günümüze pek değişmeden geldi. Bu peynirler yumuşak ve bebeklerin dahi kolaylıkla severek yiyebileceği peynirlerdir günümüzde de. Tuzlu peynir yiyemem daima tatlı peyniri tercih ederim bu binlerce yıl önceki insanlar gibi gerçekten çok ilginç bir ayrıntı bu detay bizlerin hangi kültüre ait olduğunu açıklıyor. Alıntı
 
 
+7 #2 SU 2009-09-16 20:04 Hocam, Hitit çalgılarını yeniden ölçümlendirerek ve çağdaş ve eski çalgılar yanyaa getirilerek konser verilecekmiş Ankara'da! Ne dersiniz buna? Sizce Hitit çalgılarıyla çalınan ezgiler, o dönemin duyarlılığını hissettirebilec ek mi bize? Alıntı
 
 
+19 #1 SU 2009-09-07 13:23 Sümerleri, Akadları anladıkça ve bildikçe ve öğrendikçe, yaşamın insana sunduğu aksiyonun hiç değişmediğini düşünüyorum. İnsan özünü ait herşey Sümerden bugüne değişmemiş. Aynı topluluktan olmalarına karşın, aynı din dil ve kültür motifine karşın, aralarına su kanalları nedeniyle duvarlar örebilmişler! Şimdi de böyle!
Sevgiler SU
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

Siyaset

article thumbnailPKKden, cemaate açık tehdit

Perşembe, 09 Eylül 2010

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Fethullah Gülen cemaati ile PKK arasındaki çatışmanın derinleşeceğine dair işaretler verilmeye başlandı. Gülen cemaatiyle ilişkili...

Diğer Yazılar
 

Ekonomi

article thumbnailKendi IMF'mizi yaratmaya gerek yok

Perşembe, 09 Eylül 2010

Ekonominin belli kurallar çerçevesinde yönetilmesini öngören Mali Kural tartışmasında Erdoğan son sözü söyledi: Tam sıçrama yapacakken kendi...
Tamamı

Dİğer Yazılar

Yaşam

article thumbnail7 üniversiteye ilanla rektör aranıyor

Perşembe, 09 Eylül 2010

YÖK, yeni kurulan 7 devlet üniversitesi için rektör adayı ilanına çıktı.
+ Full Story

Dİğer Yazılar

MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ

article thumbnailŞarköy'de iki gün...

Şarköy’de yapılacak Hıdrellez şenlikleri kapsamında davetli olduğumu öğrenince...

OĞUZ OYAN

article thumbnailSivil vesayet

Yargının görece bağımsız olduğu koşullardan yürütmenin tam emrinde bir yargıya...

HASAN UYSAL

article thumbnailBu referandum aptalların oranını verecek!

Sanki bu konuşmanın da düzeyi düşük mü? Bu da olabilir; ne yapayım ki konuşanın...

MUSTAFA KİRMAN

article thumbnailSadaka/Yalaka Ekonomisi'nin sonuçları

AKP hükümetinin muhaliflerini yok etmek, susturmak için her türlü yolu...

KEMAL KIRAR

article thumbnailMagazin

Evvela şunu bilelim: "Magazin" kelimesi, Farsça "mağaza"dan bozmadır

MÜMTAZ İDİL

article thumbnailBaykal cumhurbaşkanlığına mı oynuyor?

Emanetçi bir genel başkan ile seçime doğru yürürse CHP  ve bir...

YÜKSEL IŞIK

article thumbnailTarkan'ın Allanoi duyarlılığı, Eroğlu'nun tahammülsüzlüğü!

Tarkan’ın, “oynama şıkıdım, şıkıdım”ın sınırlarının içinde kalmasını...

RAHMİ YILDIRIM

article thumbnailTalâki selâse ile hayır!

Demokratlar ve sosyalistler, 28 yıl önce Kenan Evren’e ve anayasasına karşı...

SÜLEYMAN YAĞIZ

article thumbnailŞu palavraya bakın!

Asıl düzenlemeler, -paketin kabul edilmesi hâlinde- çıkarılacak uyum yasalarıyla...

UMUT YILMAZ

article thumbnailSıradan faşizm!

Siz evinizde, işyerinizde, sokakta, eşinizle, arkadaşınızla, çocuğunuzla, annenizle,...

AZİZ KONUKMAN

article thumbnailLiranın değer kaybetmesi çözüm değil

Teşhis yanlış olunca, kaçınılmaz olarak çözüm önerisi de gerçek...

KELİME ATA

article thumbnailSaid-i Nursiciler, Said-i Kürdicileri tasfiye edebilecek mi?

Cemaate bağlı polislerin kontrolündeki emniyet, Said-i Kürdici yapılanmalara operasyonlar...

ALİ E. BİLGİN

article thumbnail2009 krizinde sosyal sınıflar

2009’da Milli Gelir yüzde 4,7 azalırken, Türkiye’nin en büyük...

KONUK YAZAR

article thumbnaiReferandumda neden hayır?- Neval BALKIZ

Tartışmalara katılan her birey, grup, kurum ve kuruluş vs. görüş ve tutumlarını...

 

Kültür Sanat

article thumbnailSanal âlemin kralı Jackson

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Michael Jackson internet üzerinden albümleri en çok indirilen isim oldu.
+ Devamı

Diğer Yazılar

Teknoloji Çevre

article thumbnaiTÜBİTAK BİLGEM kuruldu

Pazartesi, 06 Eylül 2010

TÜBİTAK bünyesinde yer alan TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü ile Bilişim Teknolojileri Ensitüsü güçlerini TÜBİTAK BİLGEM...
Devamı

Dİğer Yazılar