• Advertisement
article thumbnailGür: Evet, ters tepmeye başladı

Adil Gür: Referandum Cumhurbaşkanlığı provası

article thumbnailMHP'de 'evet' depremi

Kurucular Kurulu'ndan zehir zemberek bildiri!

article thumbnail'Giderek daha despotik hale geliyor'

Eleştirmenler Erdoğan'ın giderek despotik hale geldiğini ve değişikliklerin de içten...

Kent-Gündem

article thumbnaiHayır broşürü dağıtanlara linç girişimi

Pazar, 05 Eylül 2010

Antalya'nın Serik İlçesi'ne bağlı Belek Beldesi'nde referandum çalışmaları kapsamında...

Diğer Yazılar

Dizi

article thumbnaiTanıdığım Yüzler- Ataol Behramoğlu

Cumartesi, 26 Eylül 2009

Müthiş bir kıskançlık duydum o anda. Bizim Mazlum, koskoca Ataol Behramoğlu’na, sıradan bir arkadaşıyla selamlaşır gibi selamlaşıyor, hatta yanına gitmeye bile gerek...

Diğer Yazılar

Medya Magazin

article thumbnaiMine Kırıkkanat Vatan'dan kovuldu

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Yuvacan Mine Kırıkkanat'a gönderdiği veda yazısında "çıkartılma" kararının sebeplerini nasıl açıkladı?

Diğer Yazılar
Sayın Ahmet Hakan Coşkun'a... PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 15 Haziran 2009
ImageÇiviyazılarını önce bir öğretmen sonra bir subay çözmüştü! Çünkü onların matematik kafası vardı. O kafada olanlar dilin bünyesini, kurallarını, işleyiş şeklini daha çabuk kavrıyorlar herhalde.

 

Muazzez İlmiye ÇIĞ/ Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Sevgili eşim, eski Topkapı Sarayı müdürlerinden Kemal Çığ (ölümü, 1983), bana hep, “Sen köşe yazarı olabilirsin…” derdi. Ben hiç kulak asmaz, böyle bir şeyi düşünmezdim bile. Müzede çalıştığım günlerde ne gazete ne köşe yazılarını okumaya vaktim vardı. O okur, bana da kısaca anlatırdı konuyu. Herhalde onlara bir eleştiri yapıyor veya düşüncemi söylüyordum ki, o kanıya vardı...

Gel zaman git zaman, köşe yazılarını okur oldum ve hakiki bir köşe yazarı olmanın hiç de öyle kolay olmadığını, yazılacak konuyu her yönüyle bilmek için ne kadar çok çalışmanın gerek olduğunu gördüm. İyi bir gazete okuyucusu, önce köşe yazılarını okur. Bunların aynı zamanda öğreticiliği vardır. Yazıdaki dilin kullanılışı, imlasının doğru olması, konunun anlaşılır olması ve eğer bir bilgi veriliyor veya bir eleştiri yapılıyorsa onların doğru kaynaktan verilmesi gereklidir. Bunların hepsini bir arada bulmanın ne kadar zor olduğunu görüyorum köşe yazılarında…

Gelelim asıl konumuza. Zaman zaman Sayın Ahmet Hakan’ı okur ve yazılarının çoğunu beğenirim. Yalnız, 15 Mayıs 2009 tarihli gazetedeki yazısında, Sayın Prof. Oktay Sinanoğlu’nun Türk dili üzerindeki çalışmaları için “Sen fen bilimcisi olarak ne anlarsın dil işinden; karışma, dilciler yapsın onları…” diyor. Sayın Hakan, dil üzerinde çalışanlardan ve çözenlerden büyük bir kısmının matematik kafalı olduğunu bilse bunu yazmazdı, kuşkusuz. Çiviyazılarını önce bir öğretmen sonra bir subay çözmüştü! Çünkü onların matematik kafası vardı. O kafada olanlar dilin bünyesini, kurallarını, işleyiş şeklini daha çabuk kavrıyorlar herhalde. Hele Prof. Oktay Sinanoğlu gibi, uzun ve pek başarılı bir fen bilim yolunu geçmiş biri için bu çok doğal. Üstelik o, dilin çözümü üzerinde değil korunması zorunluğu üzerinde duruyor. Bizim dilimizin tam bir matematik dili olduğunu, hatta bilgisayara en uygun dilin Türkçe olduğunu söylüyorlar. O yüzden dilimiz binlerce yıldan beri varlığını korumuş. Hatta, Sumerce kelimeler içinde bugünkü Türkçemize hem anlam hem fonetik bakımından uyan kelimeler saptandı. Yakın zamanda, Sumerlilerin tam olarak Türklerin bir kolu olduğunun ortaya çıkacağından kuşkum yok.

Atatürk de dilci değildi; ama eski matematik ve geometri terimlerini Türkçeleştiren bir kitap yazdı. Şimdi o terimler kullanılıyor kitaplarda... Onun sayesinde anlaşılması çok zor Arapça, Farsça ve Türkçe karışımı bir dilden kurtulduk. Jeoloji profesörü Sayın Ahmet Ercan anlatmıştı: Öğrencileri, bir dersten bir türlü başarılı olamıyorlarmış. Bunun nedenini araştırmış ve yaptığı araştırmada, bu derse ait bütün terimlerin yabancı dilde olduğunu görmüş. Doğal olarak, çocuklara onları öğrenmek zor geliyormuş. Kendisi bu terimleri Türkçeleştirmiş ve çocuklarda başarı birdenbire % 90’a yükselmiş!

Eğer her bilim dalında yabancı terimlerin Türkçe karşılıkları bulunsa Türkçemiz çok zenginleşir. Bir zamanlar buna başlanmıştı, şimdi ne halde bilmiyorum. Üstelik dilimiz bu zenginleşmeye de çok uygun. Ona karşılık dışarıdan ve içeriden dilimizi İngilizceleştirmeye uğraşıyorlar. Böylece savaşsız işgale yol hazırlanıyor. Arapça, Farsça’dan kurtulduk derken İngilizce çıktı karşımıza! Türkçe İngilizce birleştirilerek “mycep =benim cebim” gibi acayip kelimeler var ortada...

Bu yüzden ve bunlara engel olmak için Türk dili üzerinde çalışan gruplar oluştu. Buna çok mutlu oluyorum. Dilimizi korumaya çalışanlarımız yanında, bunlara önderlik eden Prof. Oktay Sinanoğlu gibi bir bilim insanımız var. Bu köşe yazarımızın, Prof. Sayın Oktay Sinanoğlu’nu eleştireceği yerde, bu önemli işe baş koyduğu için ona binlerce teşekkür etmesi gerekirdi.

Son Güncelleme ( Pazartesi, 15 Haziran 2009 )
 

Yorumlar  

 
+1 #6 svigeneris 2009-09-28 22:13 Sn. Sinanoğlu İngilizce eğitim konusunda haklıdır. Ben İngilizce eğitim aldım şanslı olduğum kısım İngilizce ile yetinmememdir. Bırakın bir lise öğrencisini ABD'de veya İngiltere'de bir üniversite Profesörü dahi elinde sözlük ile ders verir ve kitap okur bunun nedeni İngilizcenin bilim için uygun olmayışıdır. Bunu telafi etmek için Latince eğitimi verilir çocuklara böylece bozulmuş Latince olan Fransızca'dan etkilenen İngilizce daha kolay hale getirilmeye çalışılır. İsviçre, Fransa gibi ülkeler Latinceye büyük önem verir. Fransa'da sol bir sendika göçmen çocuklarına özellikle Türk çocuklarına Latince dersi yerine zorla spor dersi seçtirildiğini ortaya çıkarmıştı faşist Fransız eğitim sitemi göçmen çocukların Latince öğrenmesini engelleyerek üniversite eğitimi almalarına ve derslerinde başarılı olmalarına engel olmaktadır. Dünya'da Türkçe Latince ve Japonca bilim için en uygun dillerdir ancak Latince çok karmaşık Japonca ise Türkçe'ye göre kısırdır. Alıntı
 
 
+1 #5 svigeneris 2009-09-28 21:35 Atatürk'ün dehası Dil ile insanın etkileşiminin ve zekanın dil ile ortay çıkardığı analiz gücünü yani yeni formülleri yaratma yetisini gösteren tarihsel bir kanıttır. Dil problemleri ve formülleri matematik kadar kısır değildir. Dilci olarak bu imam arkadaş saçmalamış diyorum. Dilciler iyi askerlerdir ve iyi askerler daima iyi dilciler arasından çıkar. Değerli hocam haddim olmayarak küçük bir düzeltme yapmak istiyorum; Atatürk bir dilciydi ve tarihin en büyük dil devrimini yaptı. Sn. Sinanoğlu da birden fazla dil bilir ama bu Ahmet Hakan coşkun adlı imam sokakta konuştuğu dil hariç konuşamaz yazamaz. Değerli hocam ben sizin kadar hoşgörülü değilim bu kişi gitsin imamlık yapsın bilmediği konularda saygın insanlara cehaletini satmaya kalkmasın. Bir kişi ne kadar hızlı dil öğrenebiliyorsa sanat ve bilim yaparken de aynı şekilde verimli olur. Mustafa Kemal Atatürk bir dilcidir bu yüzden problemleri çözebilmiştir cephede ve Devrim'de. Atatürk dilbilimin Tesla'sıdır. Alıntı
 
 
+1 #4 svigeneris 2009-09-28 21:21 Sn. Çığ bu kişiye değerli vaktinizi ayırmamış olmanızı dilerdim ancak biliyorum ki siz bu vesileyle öğretmek peşindesiniz. Bu İmam okulu mezunu kişi pozitif bilimleri ve sanatı ve matematiksel bir bilim olup aynı zamanda beşeri ve psikolojik bir yeti olan dil konusunda ağzında taşıdığı et parçası hariç bilgisizdir. Dil harflerden oluşan matematiksel ifadesi 29 ayrı değer ile ifade edilen Türkçe açısından üzerinde binlerce sayfa yazılabilecek canlı bir olgudur. Dil zekası veya yatkınlığı olan kişiler okuduklarını daha hızlı anlarlar ve olaylar, düşünceler ile korelasyon kurmaları yeni bağlar tesisi etmeleri diğer insanlara göre daha kolaydır. Atatürk bir asker olmanın ötesinde dil zekasına sahipti biraz Yunanca iyi derecede Osmanlıca yani Arapça ve Farsça biliyordu Fransızca'nın önemli Devrim yazarlarını çok iyi anlamış olduğunu biliyoruz bu da Fransızca bilgisini gösterir Alman komutanlar ile birlikte savaştı ve Bulgaristan'da kaldı ve İngilizler ile savaştı. Atatürk bir dehaydı! Alıntı
 
 
+2 #3 Aslan AKAYAN 2009-06-19 11:49 Günümüz köşe yazarlarının dil konusunda ne yazık ki çok fazla endişeleri yok. Bir kısmı zaten belli fikirleri yaymak ve propaganda yapmaya çalışıyor. Bir kısmı da hasbel kader köşe yazan popüler kişiler. Kalanların bir kısmı zaten gerçek gazeteci ve hem dile hem fikre hakimler. Onları da zevkle okuyoruz. Tıpkı sizi okuduğumuz gibi. En önemli konu da şu an birinci önceliğimizin vatanın geleceği olması. Çünkü tehlikenin farkındayız… Saygılar. Alıntı
 
 
+5 #2 tonguc tugrul 2009-06-17 19:46 Muhterem Hocam, sayin Ahmet Hakan'in sizin söyledikleriniz i anlayabilecek donanimi olup olmadigi hususunda kuskularim var. Alıntı
 
 
+7 #1 Mehmet Yazgın 2009-06-17 16:40 Sevgili Hocam,
Emekli Matematik öğretmeniyim. Çalışırken, öğrencilerimden , her dönemde bir roman okuyarak kısa bir özetini çıkarmalarını istiyor, bu çalışmalarını sözlü notu olarak değerlendireceğ imi söylüyordum. Böylece öğrencilerimin okuduklarını anlama, düşüncelerini iyi ifade edebilme yeteneklerini geliştireceğini düşünüyordum.Ayrıca problemleri daha iyi anlamalarına yardımcı olacaktı. Branşı ve mesleği ne olursa olsun her Türk vatandaşının dilini düzgün konuşup yazması ve geliştirmesi gerekmez mi?
Sevgili Hocam, size sağlıklı uzun yaşam diliyorum ki, yazılarınız zevkle okumayı sürdürelim.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

< Önceki   Sonraki >

MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ

article thumbnailŞarköy'de iki gün...

Şarköy’de yapılacak Hıdrellez şenlikleri kapsamında davetli olduğumu öğrenince...

OĞUZ OYAN

article thumbnailSivil vesayet

Yargının görece bağımsız olduğu koşullardan yürütmenin tam emrinde bir yargıya...

HASAN UYSAL

article thumbnailBu referandum aptalların oranını verecek!

Sanki bu konuşmanın da düzeyi düşük mü? Bu da olabilir; ne yapayım ki konuşanın...

MUSTAFA KİRMAN

article thumbnailSadaka/Yalaka Ekonomisi'nin sonuçları

AKP hükümetinin muhaliflerini yok etmek, susturmak için her türlü yolu...

KEMAL KIRAR

article thumbnailMagazin

Evvela şunu bilelim: "Magazin" kelimesi, Farsça "mağaza"dan bozmadır

MÜMTAZ İDİL

article thumbnailBaykal cumhurbaşkanlığına mı oynuyor?

Emanetçi bir genel başkan ile seçime doğru yürürse CHP  ve bir...

YÜKSEL IŞIK

article thumbnailTarkan'ın Allanoi duyarlılığı, Eroğlu'nun tahammülsüzlüğü!

Tarkan’ın, “oynama şıkıdım, şıkıdım”ın sınırlarının içinde kalmasını...

RAHMİ YILDIRIM

article thumbnailİlhan Selçuk'un ardından

İlhan Selçuk, sadece benim ve benim kuşağımın değil, benden önceki ve sonraki...

SÜLEYMAN YAĞIZ

article thumbnailŞu palavraya bakın!

Asıl düzenlemeler, -paketin kabul edilmesi hâlinde- çıkarılacak uyum yasalarıyla...

UMUT YILMAZ

article thumbnailSıradan faşizm!

Siz evinizde, işyerinizde, sokakta, eşinizle, arkadaşınızla, çocuğunuzla, annenizle,...

AZİZ KONUKMAN

article thumbnailLiranın değer kaybetmesi çözüm değil

Teşhis yanlış olunca, kaçınılmaz olarak çözüm önerisi de gerçek...

KELİME ATA

article thumbnailSaid-i Nursiciler, Said-i Kürdicileri tasfiye edebilecek mi?

Cemaate bağlı polislerin kontrolündeki emniyet, Said-i Kürdici yapılanmalara operasyonlar...

ALİ E. BİLGİN

article thumbnail2009 krizinde sosyal sınıflar

2009’da Milli Gelir yüzde 4,7 azalırken, Türkiye’nin en büyük...

KONUK YAZAR

article thumbnailTürkiye, Dersim'le gurur duyacak mı?- Hüseyin AYGÜN

"Cumhuriyeti kurmakla övünen", "tek dil, tek millet" sloganlarıyla...

 

Kültür Sanat

article thumbnailSanal âlemin kralı Jackson

Pazartesi, 06 Eylül 2010

Michael Jackson internet üzerinden albümleri en çok indirilen isim oldu.
+ Devamı

Diğer Yazılar

Teknoloji Çevre

article thumbnaiTÜBİTAK BİLGEM kuruldu

Pazartesi, 06 Eylül 2010

TÜBİTAK bünyesinde yer alan TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü ile Bilişim Teknolojileri Ensitüsü güçlerini TÜBİTAK BİLGEM...
Devamı

Dİğer Yazılar